Toplam 3,5 Milyon üye. 1.025 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Emine Bayıroğlu - Tüm Yazıları

editor İstanbul Üniversitesi Radyo, Tv ve Sinema mezunu. Köşe yazarı, acar bir blogger. Astrolojiburda.com’un kurucusu. Astroloji uzmanı ve meraklısı. Tipik bir Terazi. Hassas ve kırılgan. İnternetle haşır neşir bir bünye. Tek bir şeyle uğraşırsa depresyona girebilecek bir kadın. Hayatında birkaç şeyi aynı anda kusursuz şekilde yapmaya çalışır. Yoğun olmayı sever, huzuru böyle bulur. Gülmek onun için doğal detokstur. Kalemi ve kağıdı hayattaki vazgeçilmezleridir.

Boşvermek en iyisidir

25 Eylül 2012

Her gün ne yaşadığını sorgular haldeysen, neden sorguluyorsun ki? Sorgulama!

Her gün onu düşünüyorsan yolda, işte, evde…

Ve onun seni düşündüğünü anlayabilecek kadar ona yakın değilsen neden onu düşünüyorsun? Düşünme!

Ancak o istediğinde onu görebiliyorsan, ancak o istediğinde onun yanında olabiliyorsan onun yanında değilsindir.

Neden üzülüyorsun ki? O senin üzüldüğünün farkında mı? Ağladığında hıçkırıklarını duyabiliyor mu? Gelip, gözyaşlarına dokunabiliyor mu? Seni sımsıkı sarıyor mu hiç bırakmamacasına?

Cevabın hayırsa neden onun için ağlayıp, üzülesin ki? Neden onu düşünesin ki sürekli? Ne gerek var ki?

Bazen düşünmemek iyidir, bazen ağlamamak daha iyidir gözyaşlarına yazık. Bırak daha değerli şeyler için dökülsünler gözlerinden.

Bazen boşvermek en iyisidir, bazen var olan şeyleri yok saymak yükünü hafifletir. Bazen duygularının çekilmesi gerekir, küçülmesi gerekir.

Büyük duygular büyük insanlar için beslenir. Büyük duygularını küçük insanlar için besleme. Çünkü bunu anlayamayacak kadar küçük kafalı ve küçük yüreklidir onlar.

Şimdilik bu kadar.

3

Eğlenilecek kadın mısın yoksa evlenilecek mi? (2)

13 Eylül 2012

Geçen hafta eğlenilecek (!) kadınlardan bahsettik. Şimdiyse merakla beklediğiniz tarife, evlenilecek kadın kriterlerini saymaya başlıyoruz...

Evlenilecek kadınlarda hemen fark edilen bir olgunluk vardır.

Hayata bakışları farklıdır. Bir kere kendilerine ait bir hayat görüşleri, prensipleri ve hedefleri vardır.

Kesinlikle hayatla mücadele eder ama bir erkek için değil ya da başka bir kadından güzel olmak için değil. Onun mücadelesi ailesi, kendisi ve değerleri içindir.

Her kadın gibi beğendiği bir erkek olabilir ama yüzüne tonlarca makyaj yapıp onu tavlamaya çalışmaz. Erkeğin onu fark etmesini bekler.

Kendi ayaklarının üzerinde durabiliyordur. Sorumlulukları mutlaka vardır.

Bu kadının hayatında mutlaka derin tecrübeler vardır, adımlarını sağlam atmaya çalışır.

Egolarının onu yönetmesine izin vermez, basit şeylerin peşinden koşmaz.

Yürümesi, giyinmesi, konuşması farklıdır. Basit değildir. En azından kahkahasını 2 kilometre öteden duymazsınız.

Zarif ve düşüncelidir. Sizi toplum içerisinde rezil etmez.

Birlikte olduğu erkeğin her şeyi olur. Yeri gelir dostu, sırdaşı olur, yeri gelir annesi gibi şefkat verir, yeri gelir kadını olur. Her şeyi tadında ve kararında yapar.

Bu kadın kesinlikle “bana baksınlar” diye orasını burasını açmaz, “beni izlesinler” diye kalçasını hangi tarafa atacağını hesaplamaz.

Kendine has temiz bir kokusu, gülüşü ve duruşu vardır. Sahtelik yoktur hiçbir yerinde.

Etrafta çok sahte kadın var. Hepsinin de yüzünde bir maske. Gerçek yüzlerini tanımak çok zor. Siz erkeklerin işi çok zor. Bunu size bir kadın söylüyor. Çocuklarınızın annesini seçerken dikkatli olun zira o yüzlerindeki makyaj geceleri akıyor. Ve bilin ki günün birinde ruhlarındaki maske de düşüyor…

6

Eğlenilecek kadın mısın yoksa evlenilecek mi? (1)

03 Eylül 2012

Şimdi efendim yukarıda attığım başlığı ben de sevmedim. Çok saçma bir genelleme ve bir o kadar da ağır. Sonuçta ben de kadınım...

Ama Gayet.net’teki yazılarıma erkeklere çatarak başlamıştım. “Evlenilecek erkek misin, eğlenilecek erkek mi?” başlıklı ilk yazım bir hayli ilgi çekti ve haliyle erkek takipçilerimiz de kadın versiyonunu bekler oldular. Onları mı kıracağız? Bir de kendi hemcinslerimi nacizane değerlendireyim dedim :) Yazıyı okumadan önce aklınızdan çıkarmamanızı istediğim tek şey bu yazının yalnızca kişisel değerlendirmelerimden oluştuğu. O zaman başlıyorum...

Bir kere şu gerçeği kabul edelim: Hemen hemen her kadın bir ilişkiye başlarken doğası gereği “ciddi”dir. Çoğu kadın eğlenmek, vakit geçirmek için bir ilişkiye başlamaz. Bu nedenle kadınlar birlikte olduğu adamlara potansiyel damat adayı muamelesi yapar. Ta ki öküz olduğunu anlayana kadar :) Ama pek tabi benim hemcinslerimde de eğlenilecek tipler yok değil. Eğlenilecek kadınlarla başlayalım dilerseniz:

Bir kere eğlenilecek kadın hiç eğlenceli bir tip değildir.

Bu kadınları siz erkekleri bilmem ama etrafta az bulunan akıllı ve ciddi kadınlar gözlerinden tanır.

Bunların gözleri bir kere boş boş bakar. İçlerinde anlama dair zerre ipucu bulamazsınız. Çünkü içleri boştur.

Hayattaki tek amaçları süslenmek, bir kilo makyajla ortalıkta gezmek, saçlara emo gibi şekil vermek ve gözlerine kestirdikleri erkeği tavlamaktır. Ama genellikle o erkeği de tavlayamazlar. Bir de o kadar makyaja rağmen talihsizlikleri kendilerini Natalie Portman sanıp, o gazla etrafta kasıla kasıla yürümeleri oluyor. Halbuki sabah makyajsız hallerini görseniz hangi deliğe gireceğinizi bilemezsiniz o kadar söyleyeyim :)

Hayat felsefeleri yoktur. Aman dikkat! Hayat felsefesi, hayat görüşü olmayan kadın ortalık yerde patlamaya hazır bomba gibidir.

Tanıştığınız ilk bir saatte canımlı cicimli konuşmaya başlarlar. Samimiyette sınır yoktur bu kadınlar için.

Etrafta gördükleri ve özendikleri kadınları çok iyi taklit ederler çünkü kendilerine ait bir stil ya da orijinallik yoktur.

Attıkları kahkahayı 2 kilometre öteden duyabilirsiniz emin olun.

Genelde hayattan pek bir beklentileri olmaz. Hafta sonlarını gezmek ve ortam yapmak için beklerler. Bir kursa gitmek ne bileyim bir konuda uzmanlaşmak onlar için vakit kaybıdır.

Hayatlarına çok erkek girmiştir. Hepsinin de ömrü en fazla üç aydır. Ama yeni tanıştığı birine hep aynı palavrayı sıkar. O ne diye sorarsanız eminim hepiniz aşina olduğu “Sen benim hayatıma giren üçüncü kişisin.” yalanıdır tabii ki :)

Bir kere ben erkek olsam şu cümleleri kuran kadından direkt kaçarım: Caaanımmm, aşkooaaaammm (o aradaki –ı harfi ağızdaki yavşaklık yüzünden –oa’ya dönüşüyor dikkat bu çok önemli!) Bir de sürekli “Seni seviyorum.” diyenden uzak durun sevgili erkekler. Niye derseniz? Ne bu yani? Sürekli seni seviyorum deyince sevgin mi artıyor? Bu kelimeyi söylemek bu kadar basit mi? Anlamına yazık. Bu kelimeye acıyorum bu yüzden.

Çıkarları için her şeyi ve herkesi kullanırlar.

Bu kadınların en büyük özellikleri etrafta çok bulunmalarıdır. Safı oynarlar ama oldukça çakaldırlar. İmitasyondur bu kadınlar.

Döktüğü timsah gözyaşlarıyla karşılarındaki erkeğe parmağında oynatır, onlara tur bindirirler.

Son olarak hiçbir erkeği saf duygularla sevmezler. Çünkü sevgiye dair içlerinde zerre kırıntı yoktur. Erkeğin parası, konumu, ortamı ya da başka fiziki özelliği ilgisini çeker. Bu yüzden birlikte olur. Bir süre takılır hatta çok beğenirse ve eğer karşısındaki erkek safsa kapağı da atar. Ama mutlu olur mu derseniz tabiî ki hayır! Kendisi yapmacık olduğu gibi duyguları ve kurduğu ilişki de yapmacıktır ve günün birinde karşısındaki erkek için hayal kırıklığı olacaktır.

Kadınlardan soğudunuz biliyorum yukarıdaki yazıdan sonra ama umudunuzu yitirmeyin yukarıdaki kadınlardan farklı olanlar da var.

Ama onlardan gelecek hafta bahsedeceğim...

4

Taklitler aslını yaşatır, aptal olma!

13 Ağustos 2012

Bence kadınlar temelde ikiye ayrılır. Birincisine “number one” diyelim :) Bu ablalar orijinaldir, kalitelidir, kendi tarzlarını kendileri yaratır ama her şeyiyle... Giyiminden, konuşmasına, oturmasından, kalkmasına kadar her şeyi buram buram zerafet kokar. Hiçbir hemcinsini rakibi olarak görmez, önce yüzüne gülüp arkasını döndüğünde pis gözlerle hemcinsini didiklemez. Hemcinsinin ne yaptığıyla, kiminle takıldığıyla, giydiği kıyafetin ne marka olduğuyla ilgili saçma sapan meraklar içine girmez. Akıllıdır, kendi işine bakar, dedikodu yapmaz diyemeyeceğim :) Tabi ki her kadın gibi yapar ama tadında, sırf eğlenmek, keyif almak için...


Yüzü güler ama gülüşü içinde barındırdığı sinsiliği kamufle etmez. O gerçekten gülüyordur. Çalışkandır, sorumluluk sahibidir, kendi ayaklarının üzerinde durabilir. Asalak gibi başkalarına muhtaç değildir. Yalan söylemez, entrikalar çevirmez.

Gelelim ikinci kategorideki hatunlara. Bunları Allah düşmanımın başına vermesin :) Bu kategorideki ablalara “özenti” diyelim. Bu özentiler bildiğiniz copy paste mantığında çalışan mekanizmalardır. “Number One” dediğimiz ablaların saf kopyası olmaya çalışırken şaklaban olduklarının ne yazık ki farkında değildirler. Ne kadar acı değil mi?

Bu kadınlar özentidir, kıskançtır, yapmacıktır, samimiyet duygusunun varlığından haberdar değildir. Güler ama gülüşünde acıklı bir çaresizlik vardır, sinsliğini kamufle etmek için bukelemun bile bunlar kadar moddan moda giremez.

Dedikodu her gün yaptıkları vazgeçilmez aktiviteleridir. Her köşe başında üç beş kızla ve bir de karı kılıklı yavşak bir erkekle bunları her an fısır fısır yakalayabilirsiniz. Bunların genelde kıskandığı bir kadın olur çevrelerinde ki o kadın bu özenti ablayı sallamayacak olan “number one” sınıfındandır muhtemelen. Bu zavallı özenti “number one” dediğimiz abla ne giyse ertesi gün benzerini giyer, onu sürekli takip eder, göz hapsine alır, dedikodusunu yapar, nerede ne yaptığını öğrenmek için sarfettiği çabayı çalışma hayatına verse büyük bir şirketin CEO’su falan olabilir yani :) Acıyorum bu basit kadınlara. Çok ucuzlar gerçekten. Ucuz olmanın yanısıra sürekli gocundukları bir yaraları da mevcut dikkatinizi çekerim. Bu yara malumunuz sahip olamadıkları ve hayatlarının hiçbir safhasında da sahip olamayacaklarını gayet iyi bildikleri kalite ve orijinalliktir. Bu özentilerin paçozluklarından yazı dizisi çıkar valla :) Biraz kendiniz olun desek çok şey istemiş oluruz bunlardan onun da bilincindeyim o yüzden lafı uzatmadan bu ucuz kadınlara tek sözüm: “Taklitler aslını yaşatır, aptal olmayın!”

Bu yazıyı beğendiyseniz...

Sevgilimin kankası kankam olur

Yataktaki uyum mutlu bir birliktelik için yeterli midir?

Erkek kadınla neden arkadaş olamaz?

1

Ah şu pembe diziler, hep onların yüzünden!

07 Ağustos 2012

 

Tüm 80 kuşağı Türk kızları gibi biz de pembe Brezilya Dizileri izleyerek büyüdük. Rosalinda, Yalan Rüzgarı, Maria Mercedes ve daha niceleri :) Okuldan koştur koştur gelip, haberlerden önce yayınlanan bu dizilerin her bölümünü soluksuz izlemişizdir. Geçen Mahmure.com ekibindeki kızlarla konuşuyoruz, herkes hatırlıyor bir şeyler. Hepimiz de aynı jenerasyon, o dönemin kızları... Aşk, nefret, entrika, zenginlik, fakirlik, yakışıklı oğlanlar filan. Hepsini ilk televizyonda, Brezilya dizileriyle gördük. Onları gerçek sanarak büyüdük. Sandık ki oradaki Fernandez gibi tüm erkekler de yakışıklı, eğitimli, kibar ve dürüst. Sevdiği kadını ölesiye ve her şartta seven, ona sadık sandık. Kendimizi bu erkeklerle olacağımıza dair kandırdık. Ancak büyüdükçe gerçek hayatın böyle olmadığını öğrendik. Fernandez gibi değildi erkekler. Kibar değildi, eğitimli değildi, romantik hiç değildi, gerçekten sevmiyordu, hep gözü dışardaydı. Bizim gördüklerimiz böyleydi en azından Fernandez gibi erkeğim var diyen varsa ne diyeyim dünyanın en bahtlı kızısın bacım değerini bil. Pembe dizilerle büyüyen Türk kızının dramını düşünebiliyor musunuz? Her başladığı ilişkisinde hayatının Fernandezini arayan kızımız bir türlü bulamaz, her ilişkisinde mutlaka pinokyo kılıklı bir odunla karşılaşmıştır. Ve bu odun arkadaş kızımızın sarılıp, uyuduğu peluş ayısından çok farklıdır :) Ah şu pembe diziler hep onların yüzünden…

Bu yazıyı beğendiyseniz...

Size aşık olduğunun en büyük işaretleri

Mutlu ilişkilerin anahtarı: basit kurallar

Kadınca itiraflar...

1

Hangi mevsimsin?

01 Ağustos 2012

 

Her burç aslında bir mevsim. Doğduğunuz mevsimin karakteristik özelliklerini taşıyorsunuz. Aslında siz de tıpkı doğduğunuz mevsim gibisiniz. Hemen burçları mevsimlere göre tablolayalım:

Öncü burçlar:

Mevsim başlarındaki öncü burçlar başlatandır, şart koyandır. Gelin bir çiftçi gibi düşünelim ve burçları karakterize edelim.

Koç (21 Mart-19 Nisan)

Koç Zodyağın ilk burcudur. Dünyaya gelen ilk kişi gibidir. Kimseden korkmaz. Kendi başınadır. Artık bu mevsimde çiftçi toprağa ekinini bırakmıştır. Yani daha ortaya çıkmamış olan üründen bahsediyoruz. Koç da böyledir. Sakınımsızdır. Korkusuzdur ve korkması, koruması gereken bir durum yoktur.

Yengeç (22 Haziran-22 Temmuz)

Bu mevsimde ürünler artık doğmaya hazırdır. Ancak yine de ürünün bakımı yapılmalıdır, ürün korunmalıdır. Tıpkı Yengeç insanı gibi. Köklerine bağlıdır. Güven duymak ve korunmak ister.

Terazi (23 Eylül-23 Ekim)

Bu mevsim geçiş dönemidir. Hava ne sıcak ne de soğuktur. Her renk bir arada uyum ve ahenk içindedir. Hava ılık ve sakindir. Doğanın güzellikleri çevreler her yanınızı. Terazi insanı da mevsimi gibidir. Uyumlu, sakin ve güzel ruhlu. Dengeve güzellik arayan diplomattır.

Oğlak (22 Aralık-19 Ocak)

Bu hayatta kalması zor bir dönemdir. Çiftçi kış hazırlıklarını yapar. Ancak bunu yaparken geçmişten ders alır, çevresindekilerle kendisini kıyaslar. Onların ne yaptığıyla da ilgilenir. O zorluklarla mücadele etmesini iyi bilir. Hep en iyi olmayı hedefler. Strateji onun işidir. Oğlak burcu insanı zor bir mevsimde doğmuştur o yüzden zorluklarla mücadele etmeyi gayet iyi bilir.

Sabit burçlar

Mevsim ortalarındaki bu burçların tipik özelliği şartları devam ettirmeleridir. Mevcut düzeni korur ve sürekliliği sağlarlar.

Boğa (20 Nisan-20 Mayıs)

Dikkat edin Boğa’nın başladığı mevsime. Doğanın en bereketli dönemlerinden biri. Ürünlerin büyümeye başladığı, bolluğun yaklaştığı dönem. Çiftçimiz bu dönemde somut ve sabit bir şeyler elde etmek ister. Neyi beklediğini bilmek ister. Büyümeyecek ürünü beklemez çiftçi. Tıpkı Boğa insanı gibi. Güven duymak ister. Sabırlıdır. Neye yatırım yapacağını gayet iyi bilir.

Aslan (23 Temmuz-22 Ağustos)

İşte geldik doğanın en verimli olduğu döneme. Bolluğun, bereketin ve olgunluğun dönemi. Her şeyin merkezindeki gezegen olan “Güneş” parlıyor. Toprak üretken. Çiftçinin en mükemmel ürünü bu mevsimde hasat edilecek. Tıpkı Aslan insanı gibi bu mevsimde de her şeyin en mükemmeli vardır. Çeşitlilik çoktur. Ve gösterişi seven Aslan insanının gösteriş yaptığı dönemdir. Yaptığın şeyin kalitesinin farkında olan Aslan insanı bu işi en iyi haliyle sunmak ister.

Akrep (23 Ekim-21 Kasım)

Akrep burcunun mevsimi “ölüm” mevsimidir. Kopuşların, kayıpların mevsimidir. Bu yüzden hayatta kalmaya çalışan Akrep insanı kendini korumak ister. Doğada zorlu şartların baş göstermeye başladığı bu dönemde Akrep kendisine zarar verebilecek her şeyden kendisini korumak ister. Her şeye şüpheyle yaklaşır. Kendisini korumak isterken dikkat edin abartıp size saldırabilir! Akrep zodyağın en tehlikeli burçlarından biridir. Sezgileri güçlüdür ve düşmanının zayıf noktalarını bilir. Stratejiyi tıpkı Oğlak gibi iyi uygular. Onu kendinize düşman edinmeyin zira sizi hiç beklemediğiniz bir anda sokabilir!

Kova (20 Ocak-18 Şubat)

Kovanın mevsiminde artık kış gelmiştir. Doğada zor şartlar hakimdir. Bir Kova bu ortamda sadece kendisi için değil çevresi için de çalışır. Hep daha iyisini arar. Keşfetmek için iyi bir dönemdir. İleriye yönelik adımların atılmaya başlandığı bir süreçtir. Kova insanı bilinmeyeni, yapılmayanı yapmak ister. Bilim ve teknolojiyi en iyi kullanan burçlardan biridir. Kitleleri harekete geçiren insanlar bu mevsimden yani Kova burcundan çıkar…

Değişken burçlar

Mevsim sonlarındaki burçlar var olan şartlara ayak uydurmasını gayet iyi bilirler. Şartları değiştirmez, uyum sağlarlar. Değişime kolay ayak uydururlar.

İkizler (21 Mayıs-21 Haziran)

İkizlerin doğduğu mevsime bakın bahardan yaza geçiş dönemi… Çiftçimiz çeşit çeşit ürününü toprağa verdi. Bu dönemde çok çalışması gerekecek. Çünkü ne yapacağına, ne ekeceğine karar veremeyecek. Zira İkizler insanı gibi çeşitlilik, canlılık var doğada. Çabuk geçecek olan bir mevsim. Çiftçimiz tıpkı İkizler insanı gibi etrafta neler olup bittiğinden haber almak isteyecek. Hangi ürün daha iyi, kim ne dikmiş tarlasına. Her şeyle ilgilenir. Her şeye yetişir. İkizler de böyledir. Merak ettiği her şeyi araştırıp, öğrenir. Sıkıldığında da çoktan gitmiştir bile…

Başak (23 Ağustos- 22 Eylül)

Ve geldik hasat zamanına! Artık çiftçimiz ektiği ürününü toplayacak. Ekip kurmak, düşünmek, analiz etmek zorunda. Ürünlerini kışa kadar stoklamalı. Tıpkı Başak insanı gibi. O ne zaman, ne yapması gerektiğini gayet iyi bilir. Her şeyi en ufak ayrıntısına kadar düşünüp, planlar.  Ekip kurar, analiz eder, strateji belirler. Fayda sağlamak ister, geleceğini düşünür. Hayallerle yaşamaz. Onun için çalışma zamanıdır bu mevsim…

Yay (22 Kasım-21 Aralık)

Bu mevsim yeni bir arayış dönemidir. Çiftçimizin kış için hazırlıkları tamamdır. Artık çevreyi merak etme, kontrol etme, kimin ne yaptığını öğrenme zamanıdır. Bolluk dönemi değildir bu dönem o yüzden Yay burcu insanları verici değildir. Bağımlılığı yoktur hiçbir şeye. Kaygısızlardır biraz. Meraklıdır ve çevresindekileri kontrol etmek ister.

Balık (19 Şubat-20 Mart)

Ve zodyağın son burcu romantik Balık karşımızda!  Balığın başladığı mevsime bir bakın, kıştan çıkıp, ilk bahara adım atıyoruz. Yani çiftçimiz hem bitiş yaşıyor hem de umutlu zira bahar geliyor, yeni başlangıçlar yaşayacak tıpkı Balık insanı gibi. Hayal kuran, ümit eden Balık bir bitiş yaşadığında bilir ki onun peşinden yeni başlangıçlar gelecek. Umudunu asla kaybetmez! Sezgileri güçlü, yaratıcı, duygusal ve hassas. Su grubuna üye olan bu burç insanları çok çabuk hayatınızdan çıkabilir tipik bir balık gibi bir bakmışsınız elinizden kayıp gitmiş…

Burçlar hakkında merak edilenleri Astrolojiburda.com'da bulabilirsiniz.

5

Evlenilecek erkek misin, eğlenilecek erkek mi? (2)

30 Temmuz 2012

Şimdi gelelim aramayla bulunmayan, her yalnız kaldığınızda “Nerdesin ey aşk?!!” diye çağırdığınız, kaderin sizi bir an evvel karşılaştırmasını umduğunuz evlenilecek erkek, beyaz atlı prens modeline...


Bu erkek öyle kolay karşınıza çıkmaz. Bana sorarsanız hayat bize bu şansı bir kez verir. Siz de benim gibi o şansı teptiyseniz geçmiş olsun. Hödüğün biriyle hayat geçmeyeceğine göre, Allah’a dua edin de size bir şans daha versin : ) 

İşte özellikleri...

1) Fevkaledenin fevkinde bir erkektir.

2) Bu erkek modeli dürüsttür, sessiz, sakin kendi halindedir.

3) Olgundur, yaşadıklarından ders almıştır.

4) Tamam kabul belki çok eğlenceli, esprili değildir ama oturup, kalkmasını, nerede nasıl davranmasını gayet iyi bilir.

5) Ailesine değer verir.

6) Sizinle dalga geçmez, sizi takdir eder, gururunuzu okşar, başarılarınızla övünür, sizinle sidik yarıştırmaz.

7) Bu erkek yürürken kuğu gibidir. Diğer erkekler gibi kafası yerinden oynamışçasına etrafına bakmaz. Yoluna bakar, başı bir başak misali yere doğru eğiktir. Çünkü bu adam doludur, bilgilidir, bazı şeyleri aşmıştır.

8) Kişiliği oturmuştur, kendini ispatlamak gibi bir derdi yoktur. Göründüğü gibidir. 

9) Değerleri, prensipleri vardır. Çorap değiştirir gibi sevgili değiştirmez.

10) İşine bağlıdır, hobileriyle ilgilenir.

11) Gösteriş yapmak, piyasa yapmak için spora başlamaz.

12) Bu adamın ağzından, “İşim var, yoğunum, sen beni arama ben seni müsait olunca ararım, üzerimde nakit yok, ben de tam seni arayacaktım, annem rahatsız, meşgulüm” gibi aptal saptal cümleler duyamazsınız. Çünkü bu adam neyse odur.

13) Çıktığı kadınların sayısıyla erkekliğini ölçmez, yaşadıklarıyla övünmez. Gereksiz hursları ve kıskançlıkları yoktur.

14) Üzgün ya da mutsuzsanız anlar ve hisseder. Sorunlarınızla ilgilenmek ister, size yardım etmek ister. İlgili ve şefkatlidir.

15) En önemlisi de size kadın olduğunuzu hissettirir, kadınına sahip çıkar, onu boğmaz, onu üzmez, ona değer verir. Bu erkekle karşılıklı oturup, konuşabilirsiniz, sizi anlar, sizi dinler…

...

Hanımlar “Böyle erkek var mı ya?” dediğinizi duyar gibiyim. Bana yıllar önce bir tanesi denk gelmişti ama kıymetini bilemedik. Umarım bir tane daha denk gelir :) Bu erkek modelini bulmak çok zor, fark etmek daha da zor çünkü diğerleri gibi ortalıkta yaşamaz bu adamlar. Ayrıca bunların ya sevgilisi vardır ya da evlenmiştir. Eğer bu özellikleri taşıyan birini tanıyorsanız asılın ona :) Tam evlenilecek adam!

Aşk, ilişkiler ve kadına dair her şey Mahmure.com’da.

5

Evlenilecek erkek misin, eğlenilecek erkek mi? (1)

23 Temmuz 2012

 

Türkiye’nin lider arkadaşlık sitesi Gayet.net’teki ilk yazım, sizlerle Gayet.net gibi önemli bir mecrada buluşacağım için çok mutluyum. Biraz heyecan da var tabi haliyleJ Şimdiden söyleyeyim soruyoruz@gayet.net adresine göndereceğiniz bütün soru, görüş ve önerilerinize açığım. Hepsini tek tek yanıtlarım ;) Hadi o zaman başlayalım, hatta biraz sert başlayalım...

Bence erkekler ikiye ayrılır: Evlenilecek erkek, eğlenilecek erkek!

Bu kalıplaşmış cümle size tanıdık gelmiştir eminim ki. Zira bu cümle basit erkeklerin kadınları ucuz ön yargıları ile kategorize ediş şeklinin Türkçe’de vücut bulmasıdır. Şimdi ben de bir kadın olarak aynı şeyi siz erkeklere yapacağım. Size dair tüm ön yargılarımla sizi kategorize edeceğim. Ey bu yazıyı okuyan erkek cinsine mensup kişi, eğlenilecek misin, evlenilecek misin düşün bakalım!

Erkekler düşüne dursun biz de erkekleri kategorize etmeye başlayalım. Eğlenilecek erkekten başlayalım çünkü bunlar zaten çok eğlenceli tipler. Şu an düşünüyorum ve diyorum ki hayatıma giren erkeklerin hemen hemen hepsi (biri hariç ki o da bende çok özel bir yerdedir) eğlenilecek erkekmiş. Yuh yani nasıl buldum bunları anlam veremiyorum kendime: ) Neyse konu dağılmadan devam edelim efendim eğlenilecek erkek nasıldır derseniz hemen size sıralayayım:

1) Esprilidir, sürekli güler, eğlencelidir.

2) Onunla zamanın nasıl geçtiğini anlamazsınız.

3) Hızlıdır, hayatı hızlı yaşar, mesela hızlı yemek yer, hızlı araba sürer, erken boşalır. (Eee adam hıza alışınca ilişkilerini de anlık yaşıyor, hızlı başlayıp, hızlı bitiriyor…)

4) Her gördüğü kadına hayatında ilk kez kadın görüyormuşçasına, hayvan gibi bakar.

5) Kadınlarla yavşak bir tarzda konuşur ve şakalaşır.

6) Tanıdığı tanımadığı kadın cinsine mensup kim varsa, yüzüne bakılamayacak kadar çirkin olsa da, yardım etmeye çalışır sözde iyi niyetle!

7) Siz ona bu kadın kim, neden onunla konuşuyorsun diye sorduğunuzda o da size “Hiç kimse, sadece arkadaşız.” der. Ancak bu koca bir yalandır. İnanmayın, adam sizi ayaküstü boynuzluyordur haberiniz olsun!

8) Çok konuşur, gereksiz konuşur, mangalda kül bırakmaz. Hani şu “laf var icraat yok” sözü var ya kim söylemişse Allah razı olsun yoksa bu tipleri anlatmaya yetecek cümle bulamazdık: )

9) Mesela şu cümle kalıplarına dikkat: “Araba alacağım, ayrı eve çıkacağım, hiç zamanım yok, işler çok yoğun, arkadaşa borç verdim, üzerimde nakit yok, bu hafta sonu çalışıyorum, aaa ben de tam seni arayacaktım, ben de seni özledim, ben sevdiğimi belli etmem, ben uzaktan severim” Yahu mal insan bunların hepsi koca bir yalan, aptal mıyız biz? Tabi ki değiliz, hanımlar bu cümle kalıplarını kuran erkekten kaçabildiğiniz kadar uzağa kaçın!

10) Çapkındır, çok kadınla birlikte olmuş ve hemen hepsiyle yatmıştır. Bunu yapan bir kadın olsa toplumun yapıştıracağı o nadide söz bellidir. Aman derim erkeğin böyle olanından kaçın.

11) Her şeye verecek bir cevabı ve bahanesi vardır. Eeee minareyi çalan kılıfı uydururmuş.

12) Yolda yürürken gözü fır döner, etrafına çok bakınır.

13) Sorumsuzdur, hiçbir sorunu kafasına takmaz.

14) Bencildir, sadece kendini düşünür. Sizin ne düşündüğünüz ya da ne hissettiğiniz onun umurunda değildir.

15) Kendine güveni yoktur, sürekli kendini ispatlamaya çalışır.

16) Sizi zor durumda bırakabilir, sizin zor durumda kalmanız onun umurunda bile değildir.



Hanımlar bu liste böyle uzar gider, bunlar aklıma ilk gelenlerdi. Birlikte olduğunuz ya da hoşlandığınız kişi bu özelliklerden birkaçına sahipse ondan uzak durun, hayatınızdan hemen çıkarın zira ondan size hayır gelmez, “hayır benim sevgilim de böyle ama ben değişeceğine inanıyorum” diye safça düşünüyorsanız büyük bir hayal kırıklığı yaşarsanız benden söylemesi. Eğer evlenmeyi düşünmüyorsanız, evlenmek gibi bir derdiniz yoksa doğru yerdesiniz zira o herif eğlenilecek erkektir.

Ne diyeyim eğlenmeye devam!

Gelecek hafta da evelenilecek erkeklerin özelliklerini anlatacağım. Siz de hem eğlenilecek hem de eğlenilecek erkeklerin özelliklerini soruyoruz@gayet.net adresine gönderebilirsiniz. Beğendiklerimi paylaşacağım ona göre :)

Aşk, ilişkiler ve kadına dair her şey Mahmure.com’da.

4
Kapat