Toplam 3,5 Milyon üye. 1.000 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

İlişki koçu Kategorisindeki Tüm Yazılar

İlişki Koçu Cansu Yağız Ayazi, haftalık yazıları ve sorularımıza verdiği cevaplarla aşk ve ilişkiler konusunda hepimize yol gösteriyor...

"İlişki koçu" hakkında 134 yazı bulundu.

Ayrılık konuşması yaparken...

22 Ocak 2013

Büyük ümitlerle başladığımız, tüm iyi niyetimizle devam ettirmek istediğimiz bazı ilişkiler yürümeyebilir. Fakat çoğu zaman içsel olarak ayrılık kararı verilmiş olsa da bu son adımı atmakta zorlanır insan. Karşı tarafı üzmekten, kırmaktan yanlış anlaşılmaktan korktuğu için ayrılık konuşması yapmaya cesaret edemez ve işi yokuşa sürmeye başlar. Oysa ki bitmiş bir ilişkide, karşımızdaki insana yapılabilecek en büyük haksızlık istemeyerek devam etmek, bu son konuşmayı yapmaktan kaçınmak ve karşı tarafı yıldırarak ayrılık kararını vermesini beklemektir. Bu haftaki yazı konumuz ayrılmak istediğimizi karşı tarafı kırmadan nasıl düzgün ifade ederiz, kendimizi ve partnerimizi yıpratmadan nasıl ayrılırız..Eğer siz de ayrılma kararınızı verdiniz ama bunu nasıl söyleyeceğinizi bilemiyorsanız bu yazı sizin için...

Kendinizi suçlamayın

Ayrılmak istediğiniz için kendinizi suçlamayı bırakın, ortada hiçbir neden yokken bile  “Ben bu ilişkiyi yürütemeyeceğim.” deme hakkına sahipsiniz. Duygular ve durumlar değişebilir ve herkes kendi hayatının kararlarını verme hakkına sahiptir.

Sebebinizi dürüstçe açıklayın

Neden ayrılmak istediğinizi en açık ve net şekliyle karşı tarafa açıklamalısınız. Sevmiyorsanız sevmediğinizi, beğenmiyorsanız beğenmediğinizi ya da her ne mazeret ile ayrılmak istiyorsanız onu açıkça söylemek durumundasınız.

Karşı tarafı suçlamayın

Ayrılma nedeninizi karşı tarafı suçlayıcı şekilde değil, iki tarafın uyuşmazlığı olarak algılamalı ve ayrılık anında kişisel suçlamalardan, yargılardan ve hakaretlerden kaçınmalısınız. Karşı tarafı eksik ve suçlu hissettirmeniz telafi yolları aramasına ve ayrılığı kabullenmemesine yol açar.

Saygılı olun

Yapacağınız konuşmayı karşı tarafı kırmadan, ona ve ilişkiye önem verdiğinizi hissettirecek şekilde uygun bir zamanda ve ortamda yapmalısınız. Telefonda ya da kavga çıkarak ayrılmak, telefonlara çıkmamak, kestirip atmak gibi kaçış yöntemleri karşı tarafa ve kendinize duyduğunuz saygıyı yok eder.

Net olun, ümit vermeyin

Ayrılma konuşması yaparken durumu geçiştirmemeli ve o anın sıkıntısından kurtulmak  için ilişkinizin düzelme ihtimali varmış gibi konuşmamalısınız. Karşınızdaki kişiye  yapılacak en büyük kötülük, ona gerçekleşmeyecek ümitler vermektir. Kafanız karışıkmış gibi konuşmak, lafı dolandırmak geri dönme ihtimaliniz varmış ümidi yaratacağından net olmalısınız.

Kararlı olun

Bitirme konuşması esnasında duygu durumunuzu ayarlamak da çok önemlidir. Perişan görünmek de kayıtsız görünmek de karşı tarafı negatif yönde etkiler. Saygılı, bitişe üzüldüğünüzü hissettiren ama kararlı olduğunuzu anlamasını sağlayan bir tutum içinde olmalısınız.

Alttan alın

Ayrılma kararı veren taraf elbette biraz daha alttan alan, karşı tarafı rahatlatmaya çalışan taraf olmalıdır. İncinen taraf kendisini savunmak ve acısını dindirebilmek için sizi suçlayabilir ve aşırı tepkiler verebilir. Buna hazırlıklı olup, sakinliğinizi korumalısınız.

Suçlamalara rahatlatıcı cevaplar verin

Ayrılma kararınızı açıklarken suçlamalara maruz kalabilirsiniz, karşı taraf onu hiç sevmediğinizi, değer vermediğinizi, hayatınızda başka biri olduğu gibi suçlamalarda bulunabilir. Bütün bu suçlamalara düzgün, geçiştirmeden ve net cevaplar vermelisiniz. Siz sakin ve olgun cevaplar verdikçe karşı taraf durumu kabullenmeye başlayacaktır.

Haftanın Kitabı:Aslında Ayrılık Da Yoktur” Seda Diker

Haftanın Sözü:İnsanların birbirlerini en iyi tanıdıkları zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır.” Dostoyevski

Her hafta okuyucularımın gönderdiği sorulardan ikisini seçip cevaplıyorum. Siz de ilişkilerle ilgili tüm soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

12

2 soru 2 cevap (65)

21 Ocak 2013

Evli iki çocuklu biriyim. Evliliğimiz sürekli tartışmalar ve gerginlikler ile devam ediyor. Ben çocuklarla ilgilendiğim için ekonomik özgürlüğüm yok, boşanmak istiyorum. Sizce düzelir mi, bu tartışmalar nedeniyle bir evliliği bitirmeye değer mi?

Merhaba,

Ayrılık, hele de iki çocuğunuz varsa, iyice düşünerek vermeniz gereken bir karar. Aranızdaki tartışmalar ve gerginlikleri gerçekten halletmeye çalışmalısınız bunu eşiniz ile “problemleri düzeltme niyetiyle” konuşarak ve karşılıklı olarak birbirinizi alttan alarak deneyebilirsiniz. Tüm samimiyetinizle karşı tarafı incitmeden kurduğunuz iletişim düzeltmenin ilk adımı olarak etkili olacaktır. Eğer tüm çabalarınıza rağmen geçinemiyorsanız, sizin uğraşmanıza rağmen karşı taraf hiç çaba göstermiyorsa ve evliliğiniz size mutsuzluk vermeye devam ediyorsa ancak o zaman boşanmayı düşünmenizi öneririm. Her ilişki hele iki çocuk varsa ikinci bir şansı hak eder.

Sevgiler.

xxx

Devamlı kapris yaptığım, kavga çıkarttığım ve sürekli ayrılalım dediğim için sevdiğim adam beni terk etti. Bu bitişte kararlı olduğunu ve geri dönüş olmadığını söylüyor, ne kadar özür dilesem de artık benimle olmak istemediğini bu ilişkinin onu çok yorduğunu söylüyor. Ben yaptıklarım için çok pişmanım nasıl tekrar barışabilirim?

Merhaba,

Sürekli kapris yapmak, nedenli nedensiz kavga çıkartmak ve ilişkiyi bitirmekle tehdit etmek bir ilişkide yapılacak en büyük yanlışlardandır. Sevdiğiniz kişi bu nedenlerle sizinle ayrılmak istemekte gayet haklı. Pişman olduğunuzu ve hatanızı anladığınızı belirtmişsiniz, öncelikle bütün bu problemleri neden çıkarttığınızı niye ilişkinizde mutlu ve huzurlu olmak yerine gergin ve tehditkar bir tavır içinde olduğunuzu keşfetmelisiniz. Daha sonra hiçbir ilişkinizde bu yanlışları tekrarlamamak üzere kendinizi değiştirmelisiniz. Erkek arkadaşınıza bu konudaki pişmanlığınızı, yaptığınız hataları tekrarlamayacağınızı belirtin, size bir şans daha vermesini isteyin. Eğer pişmanlığınıza rağmen ikna olmuyor ve kararlı olduğunu söylüyorsa bir daha hiç aramayın ve kendi kendine kalması için ona zaman tanıyın. Bazen zaman kızgınlık ve kırgınlıkların geçmesine, sevilen kişiye özlem duyulmasına neden olur. Bu süre içinde siz kendinizi, kendiniz için değiştirmekle meşgul olun, aynı hataları diğer ilişkilerinizde tekrarlamamak için kararlı olun.

Sevgiler.

Siz de soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

8

7 aşk tipi

15 Ocak 2013

Aşk her devrin, her dönemin en önemli konusu, yüzyıllardır sanatçılar şairler ve bilim adamları aşk üzerine binlerce eser, milyonlarca araştırma yapmışlar. Günümüzde hâlâ aşk insanların en çok ilgilendikleri, ihtiyaç duydukları, kafa yordukları konu. Bu haftaki yazım mükemmel aşka ulaşmak için ihtiyaç duyulan üç temel özellik olan Tutku, Yakınlık ve Bağlılık hakkında. Bakalım bu üç temel özellik aşkımızın tipine nasıl etki ediyor? 

Sadece “tutku”

Tutku aşkın fizyolojik boyutuyla kendini belli eder.

Heyecanlanma, sevgiliyi arzulama, sevgilinin yanında olunca soluğun kesilmesi, kalp çarpıntısı ve takıntılı şekilde eşi düşünme gibi özelliklerle... Genelde çoğu aşığın ilk planda ve en heyecanlı hissettiği, birlikteliklerin ilk  zamanlarının deli dolu yaşandığı, motivasyonunu cinsellikten ve fiziksel arzulardan alan aşktır. Yakınlık özelliği de geliştiğinde bu deli dolu aşklar romantik aşklara dönüşebilir; aksi taktirde yakınlığın ve bağlılığın olmadığı durumlarda genellikle kısa sürer.

Sadece “yakınlık”

Arkadaşlık esas nedendir ve cinsellik çok arka plandadır.

Yakınlık kurulabilmiş ilişkilerde sıcaklık, samimiyet, duygusal destek, iletişim, anlayış, huzur, beraber geçirilen zamandan keyif alma durumları gelişir. Tutku içermeyen, uzun süreli olmayan aşklar sadece yakınlıkla beslenen aşk tipidir. Bu tip aşkta taraflar genellikle partnerlerine ilişkin cinsel çekim, fiziksel arzu  hissetmezler. Arkadaşça ve dostça  iyi anlaşma, “kardeş gibi sevme”, geçici heves, bittiğinde hemen unutma ama hatırlandığında saygı duyma gibi hallere sıklıkla rastlanır.

Sadece “bağlılık”

Duygulardan çok mantık ve tutarlılık ile yürür.

Çiftler arasındaki karşılıklı bağımlılık, her şeye rağmen birlikte olmayı isteme, ortak bir hayat hedefi oluşturma ve sürdürme kararının verildiği ilişkilerdir. Tutku ve yakınlığın olmadığı, sadece hayatı birlikte geçirme kararının verildiği  bu tip birlikteliklere görücü usulü evlilikler örnek verilebilir.

“Yakınlık” ve “tutku”

Hem fiziksel hem de ruhani çekimin yoğun hissedildiği aşklardır.

Romantik aşklarda duygu yoğunluğu ve partnerin arzulanması ilişkinin dolu dolu hissedilmesine sebep olur. Unutulmayan aşklar genellikle bu tip ilişkilerden çıkar. Ancak ne fiziksel çekicilik ne de yakınlık hissi, ilişkinin kalıcı olması açısından tek başına yeterli olmaz. Uzun vadede sahiplenici ve aşırı duygusal aşka dönüşebilir. Eşler arasında rekabet, tartışma, kıskançlık ve duygusal iniş-çıkışlar yaşanabilir.

“Yakınlık” ve “bağlılık”

Huzur ve güvene dayalı ancak fiziksel çekimin olmadığı aşklardır.

Çiftlerin birbirine yoğun yakınlık hissettiği, saygı ve sevgi çerçevesi içinde her türlü duygusal ve düşünsel paylaşımın engellenmeden yaşandığı, ancak fiziksel çekimin olmadığı aşklar. Uzun yıllar ilişki kurup kavga bile etmeyen, dengeli ve tutarlı birliktelikler sıklıkla bu tip aşklarda  görülür. Zamanla arzu ve fiziksel çekimin azaldığını hisseden çiftler de dostluğun paylaşıldığı ilişki tipine dönebilir. Duygusal ihtiyaçların karşılanmasının, memnuniyet ve ortak geçmişin önemli olduğu, huzur ve güvene dayalı aşk tipine dönüşebildiği gibi sadakatşizlik ile de sonlanabilir .

“Bağlılık” ve “tutku”

Uzun süren fırtınalı aşklardır.

Beraberliği ve evliliği uzun süre devam ettirmenin altındaki temel dürtünün arzu olduğu aşklardır. Yakınlık faktörünün olmaması bu tip ilişkilerde anlaşmazlıkların ve tartışmaların olmasına yol açar.

“Tutku”, “yakınlık” ve “bağlılık”

Her üç boyutun da tamam olduğu, ideal aşklardır.

“Mükemmel çift, ruh ikizi, hayatımın aşkı” ve benzeri tanımlamaların yapılabilmesi için tutku, yakınlık ve bağlılık boyutlarının eksiksiz şekilde beraber bulunması zorunlu sayılıyor. Eksiksiz aşk, aşıklara müthiş bir ilişki deneyimi sunuyor. Eksiksiz aşkı elde etmenin zor, ancak devam ettirmenin daha da zor olduğu biliniyor. İlişkiyi canlı tutmak için çaba sarf etmek, özverili olmak, etkili ve empatik iletişim sağlamak, sürprizlere açık olmak, cinsel açıdan uyumlu olmak, saygı ve anlayışı her şeyden üstün tutmak gerekiyor. Özveri esastır. Karşı tarafa hep bir şeyler katılmak istenir. Bağışlayıcı aşktır. Çoğunlukla manevi insanlar bu tür aşklar yaşar. Bu tip aşklarda aşıklar eşlerini kendilerine bir armağan olarak görür ve onlara değer verirler.

Haftanın Kitabı:Aşk ile İlgili Cevaplar Kitabı” Carol Bolt

Haftanın Sözü:İnsanın canını en çok acıtan şey, hayal kırıklıkları değil, yaşaması mümkünken yaşayamadığı mutluluklardır.” Dostoyevski

Her hafta okuyucularımın gönderdiği sorulardan ikisini seçip cevaplıyorum. Siz de ilişkilerle ilgili tüm soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

3

2 soru 2 cevap (64)

11 Ocak 2013

Merhaba, geçmişte 5 yıllık bir ilişkim oldu fakat üç yıldır hayatıma kimseyi sokamıyorum. Her ümitle başladığım ilişki hayal kırıklığı ile son buluyor. Erkekler mi değişti yoksa bende mi bir hata var anlamıyorum. Arkadaşlarım hayatıma giren insanlara gereğinden fazla değer verdiğimi söylüyorlar, bu bir suç mu? Nasıl davranmalıyım?

Merhaba,

Öncelikle hayatınıza birini sokmamış olmanız, hatalı bir davranışınızın olduğunu göstermez bazen insanların aradıklarını bulamadıkları veya talihsizlik yaşadıkları dönemler olabilir. 3 yıldır yalnız olmanız iyi bir ilişki bulabileceğiniz inancınızı yitirmenize neden olmamalı. İkinci olarak evet bazen karşımızdaki insana hak ettiğinden çok vermek, karşımızdaki istemeden onun için fazladan bir şeyler yapmak itici olabilir, karşı tarafın gözündeki değerinizi azaltabilir. İlişikilerde vericilik dengesini kurmak çok önemlidir, karşı tarafın eylemlerine ve duygularına eşit oranda cevap vermek hem suistimalleri hem de fazla istekli görünmenizi engelleyecektir. Bundan sonraki ilişki deneyimlerinizde karşı tarafın davranışlarına, adımlarına uyum sağlamaya çalışın, o sizi bir kere aradıysa siz de 1 kere arayın, ilgilenmiyorsa siz de üstüne düşmeyin ve vermek gibi doğal olan almayı da deneyimlemeye çalışın.

Sevgiler.

xxx

Ben işimden atıldım. Nişanlım da işsiz biri ile devam edemem diyerek benimle ayrıldı. Her gün iş arıyorum ama 3 aydır bulamadım. Nişanlıma bana dönmesi için yalvarıyorum onu nasıl geri döndürebilirim?

Merhaba,

Her insan hayatında işsiz kalabilir, iflas edebilir, hasta olabilir ve zor dönemler yaşayabilir. Hayat arkadaşınız olacak biri bu dönemlerde sizi bırakan değil size destek olan biri olmalıdır. Nişanlımı nasıl döndürebilirim diye sormuşsunuz, size önerim döndürmeye çalışmak yerine sizi bu döneminizde ortada bırakan bu kişiyi unutmanız olacaktır. Bu ayrılığı bir şans olarak değerlendirin henüz evlenmeden bunu yaşamanız ileride sizi daha kötü bir şekilde bırakabilecek birini tanımanıza neden olmuş. Kendinize olan saygınız için yalvarmayı bırakın, siz hayatınızı yeniden planlamaya, yeni iş aramaya odaklanın. Emin olun böyle dersler şimdi üzücü gelse de ileride olmadığı için sevineceğiniz deneyimler haline gelecektir. En kısa zamanda yeni bir iş bulabileceğinize inanıyorum, bundan sonra kendi hayatınızı hak ettiğiniz şekilde yaratmaya odaklanın ve bu kişiyi unutun.

Sevgiler.

Siz de soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

1

Kişisel enerjinizi ölçün!

10 Ocak 2013

Aşk ve yaşam deneyimlerimizin arkasındaki manyetik güç kişisel enerjimizdir. İnsanların bizi algılayış şekli, dışarıdan nasıl göründüğümüz,  ilişkilerimiz ve başımıza gelen olaylar bu enerjinin yansımalarıdır. Bu haftaki konumuz, kişisel enerji alanımızı tespit edebileceğimiz bir test. Bu testi çözerek enerji puanınızı ve hayatınıza yansımasını fark edeceksiniz. Lütfen kendinize dürüst olun ve her soruyu puanlandırın. 

Testteki her soruya 0-4’e kadar bir puan verin.

0 - Asla

1 - Nadir

2 - Bazen

3 - Genelde

4 - Her zaman

1.    Genellikle mutlu ve huzurlu uyanırım.

2.    Her yeni gün yeni şeyler getirir, buna inanırım.

3.    Genelde pozitif beklentilerim vardır.

4.    Kendime güvenirim.

5.    Yeni insanlar tanımak ve yeni şeyler denemekten keyif alırım.

6.    Fiziksel görünüşümden genel olarak memnunum.

7.    Neşeli biriyim, gülümserim ve insanlara sıcak davranırım.

8.    İnsanları olduğu gibi kabul ederim.

9.    Kendi sorunlarımdan dolayı insanları suçlamam.

10. İnsanlarda kusur aramam, hoşgörülü biriyim.

11. İnsanlar beni doğal ve rahat biri olarak tanımlar.

12. Duygularımı dile getirmekten çekinmem.

13. İnsanları kırmamaya çalışırım.

14. Mutlu insanlara karşı gizli bir öfke duymam, insanların mutlulukları beni mutlu eder.

15. Kıskanç biri değilim.

16. Hedeflerim vardır.

17. Hayatımı iyi programlarım, hedeflerim için uğraşırım.

18. Yaşamımdaki iyi şeyler için şükrederim.

19. Hayatın tadını çıkarırım.

20. Sağlığıma önem veririm, dikkat ederim.

21. Değişim beni tedirgin etse de uyum sağlamaya çalışırım.

22. Ufak tefek şeyleri takıntı haline getirmem, her şeyin bir şekilde yoluna gireceğine inanırım.

23. İnsanları ve kendimi yüreklendiririm, insanlar yanımda kendilerini mutlu hissederler.

24. Sorunlarla yüzleşmekten çekinmem ve düzeltmek için yollar ararım.

25. Eleştirilmekten korkmam.

26. Alıngan biri değilim.

27. Hislerime güvenirim.

28. İlişkilerim  genellikle beni mutlu eder.

29. İlişkilerimde yaşadığım sorunlar, ayrılıklar beni üzse de kendimi tedavi etmeye çalışır ve bir müddet sonra toparlanırım.

30. Yaşadığım sorunları büyüterek kendimi çıkmaza sokmam tam tersi sorunlu dönemlerde kendime daha fazla mutlu etmeye çalışırım.

Değerlendirme:

Kişisel Enerji puanınız 120- 80 arasındaysa

Kendinizle ve insanlarla barışık birisiniz. Genel olarak mutlu bir insansınız ve muhtemelen hayatı keyifli yaşayan birisiniz. Bu yüksek enerji puanına rağmen istediğiniz gibi mutlu ilişkiler kuramıyorsanız veya yaşadığınız ilişkiler sizi tatmin etmiyorsa testte kendinize 0, 1 ve hatta 2 verdiğiniz maddeler üzerinde çalışmaya başlayın. Belki birkaç küçük hayata bakış hatası diğer pozitif yönlerinizin önünü kesiyordur. Bakış açınızda yapacağınız küçücük değişiklikler hayatınızda büyük farklar yaratacaktır.

Kişisel Enerji Puanınız 80-60 arasındaysa

Siz coğunluğun ruh haline ve enerji seviyesine sahipsiniz fakat kendinizi değiştirmeniz ve geliştirmeniz gereken yönleriniz olduğunu kabul etmelisiniz. Testteki kendinize 0, 1 ve hatta 2 verdiğiniz maddelerden başlayarak kendinizi yenileme planı yaratın. Davranış kalıplarınızı iyi inceleyin, kendinize daha fazla saygı gösterin ve önemseyin. Muhtemelen kendinizi yeteri kadar önemsememe tuzağına düşüyorsunuz. İlk yapmanız gereken hayatınızın merkezine tekrar kendinizi yerleştirmek ve mutluluğunuzu arttıracak şeyleri hayatınıza sokmak olmalıdır. 

Kişisel Enerji Puanınız 60-30 arasındaysa

Bu puanlardaki enerji seviyesinden rahat ve esnek biri olmadığınızı anlayabiliriz. Önce kendiniz affetmekten başlayabilirsiniz. Hayatınızdaki olumsuz durumlar için suçladığınız şeyleri değiştirmeye başlamalısınız. Kendinize zaman ayırın içinizdeki öfke, kızgınlık ve sertlikleri keşfedin bunları sadece keşfetmek bile büyük bir rahatlama yaratacaktır. Bu hayatta kontrol edemeyeceğiniz şeyler için endişelenmeyi bırakın ve testteki kendinize 0, 1 ve hatta 2 verdiğiniz maddeler üzerinde çalışmaya başlayın değiştirmeniz gerekenler onlar.

Kişisel Enerji Puanınız 30  ve aşağısı ise

Hayata olan inancınız ve cesaretiniz kırılmış, kendinize dair kuşku, güvensizlik ve korkularınız var ve enerjiniz bunları yansıtıyor. Önce kendinizi sevmekten başlamalısınız, sahip olduğunuz iyi ve güçlü yönlerinizi keşfetmelisiniz.  Hayata, insanlara tekrar güvenebilmeyi öğrenmeli ,hayatın mucizelerine kalbinizi açmalısınız. Önce korkularınızın nedenini bulmaya çalışın, içinize dönün tüm dürüstlüğünüzle neler den korktuğunuzu bulun, bütün korkuların yerine sevgi koyun. Unutmayın hayatı sevdikçe hayat da sizi sevmeye başlayacaktır. Her günün yeni ve güzel bir gün olacağına inanın eğer gerekiyorsa bir uzmandan yardım almaktan çekinmeyin.

Haftanın Kitabı:Enerjik Yaratıcılık” Mary Beth Maziarz

Haftanın Sözü:İnsanlar kaderlerinin, kendilerine duydukları sevgi ve saygı olduğunu fark edecekler.” Sandra Taylor

Her hafta okuyucularımın gönderdiği sorulardan ikisini seçip cevaplıyorum. Siz de ilişkilerle ilgili tüm soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

4

2 soru 2 cevap (63)

04 Ocak 2013

Sevgilim hiç bir açıklama yapmadan beni terk etti. Telefonumu açmadı bir daha da aramadı bir açıklama da yapmadı. Terk edildiğimi o zaman anladım. Eski sevgilisiyle beraber olduğunu duydum. Neden bir açıklama yapmadan ansızın gitti? Bunu anlamıyorum. Ben bunu hak etmemiştim.

Merhaba,

Sevgilinizin hiçbir açıklama yapmadan, saygısızca ilişkinizi bitirmesi üzücü olduğu kadar sevindirici bir durum, çünkü bu karakterdeki biriyle daha fazla zaman kaybetmeniz, onun için üzülmenizi engelleyecek bir ders var içinde. Hayatta bazı ilişkiler bize önemli mesajlar verir,  bir ilişkinin başlayış şekli gibi bitiş şekli de karşımızdaki insanın karakteri ile ilgili önemli bir ipucudur. Her ilişki bitebilir ama bunu bitirmenin bir yolu yordamı vardır. Size önerim haksızlığa uğradım, hayal kırıklığı içindeyim gibi duygulara kapılmamanız, bu yaşadığınız durum sizinle ilgili değil, belli ki karşınızda duygusal anlamda dengesiz, tutarsız ve güvenilmeyecek biri çıkmış ve belli ki yaşadığınız uzun vadeli bir mutluluk yaşamanıza imkan olmayan bir ilişkiymiş. Şimdi yapmanız gereken bu ilişkiden alacağınız dersi almak (yani tutarsız ve güvenilmez insanları bir daha hayatınıza sokmamak) ve yeni hayatınız için adımlar atmak olmalıdır. Kendiniz için bir şeyler yapmaya başladıkça, sosyalleştikçe bu tatsız durumun etkisinin hızla yok olduğunu göreceksiniz.

Sevgiler.

xxx

1 yıldır nişanlıyım ve 4 ay sonra evleneceğiz fakat çok kavga ediyoruz. İşlerim yoğun diyerek benimle hiç ilgilenmiyor, nasıl davranmalıyım? 

Merhaba,

Nişanlılık dönemi, evliliğe giden yolda birbirini tanıma dönemidir, ayrıca evlilikle sonuçlanacağı garanti kabul edildiğinden ilişkiye fazladan stres yükler. Birçok çift ile yapılan araştırmaların sonucu çiftlerin en çok nişanlılık dönemlerinde gerginlik yaşadıklarını ve kavga ettiklerini gösteriyor. Size önerim bu dönemde birbirinizi bunaltmak ve fazla sorumluluk yüklemek yerine rahatlatarak huzurlu bir ilişki temeli yaratmanız olacaktır. Bu dönemde birbirinizi yıpratmaya aranızdaki saygıyı sarsmaya başlarsanız evliliğinizde daha büyük sorunlar ve iletişim kazaları yaşarsınız. Nişanlınızın işleri yoğun olabilir, sizinle zaten evleneceği ve bir ömrü birlikte geçireceğiniz fikri ile bir rahatlama yaşamış olabilir. Gerginlik çıkarmak ve kavga etmek yerine, kendinizi daha düzgün yollarla, hislerinizden bahsederek ifade etmeye çalışın.

Sevgiler.

Siz de soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

Yeni yılda mutlu ilişkiler kurabilmek

02 Ocak 2013

Yeni yıl, yeni başlangıçlar yeni kararlar demektir. Yeni yılda tutku dolu, tatmin olabileceğiniz ilişkiler kurabilmeniz için yeni yılın ilk yazısını mutlu ilişki formüllerine ayırdım...

Siz mutluysanız mutlu bir ilişkiniz olacaktır.

Mutlu bir hayatın ilk şartı mutlu bir insan olmaktır. Birey olarak mutlu ve kendine yeten biri değilseniz bir ilişkide de, hayatta da mutlu olamazsınız. Yeni yılda ilk hedefiniz kendinizi mutlu etmek olmalıdır, bunu lafın gelişi değil gerçek anlamda yapabildiğinizde hayat size tahmin ettiğinizden fazlasını verecektir.

Kişi hayatının merkezine “sadece kendisini” yerleştirmelidir ki etrafındakilerle sağlıklı mutlu ilişkiler kurabilsin. Biriyle gelecek planlamak için, sadece kendinize ait mutluluk alanları oluşturmalısınız, yaşadığınız ilişki dışında da tutku duyduğunuz şeyler olmalıdır. Hiç kimse kendi memnuniyeti hakkında özen göstermeyen birini memnun etmeye çalışmaz.

Siz tamamlandığınızda bütün olabileceğiniz ilişkiler yaşayacaksınız.

Karşı taraftan beklediğiniz özellikler sizde mevcut değilse, ilişkinizden beklediklerinizi siz veremiyorsanız, kişisel gelişiminizi tamamlamamışsınız demektir. Hayatta ilk sorumluluğumuz gelişimimizi tamamlamak adına kendi ruhsal yolculuğumuzu planlamaktır. Yeni yılda bütünlük hissini deneyimleyeceğiniz ilişkiler istiyorsanız kendi noksanlarınızı tamamlamanız gerekmektedir.

Kendinizi objektif olarak değerlendirin, nerelerde hata yapıyorsunuz, hangi kişisel özellikleriniz sizi engelliyor, ilişkileriniz hangi majör nedenlerden son buluyor. Bu tıkanıklıkları çözdüğünüzde hayatınızın hızla değiştiğine şahit olacaksınız.

Değerinizi fark edenleri seçtiğinizde gerçek ilişkiler yaşayacaksınız.

Herkes biriciktir ve her birey kendisine olan tavırları ile karşı tarafın davranışlarını belirler. Yeni yılda hak ettiğiniz mutluluğu bulabilmek için size kötü davranan ya da size yeteri kadar değer vermeyen tüm ilişkileri reddedin. Hak etmediğiniz davranışları kabul ederek; evrene “yeterince değerli biri değilim, bu nedenle kötü muameleyi hak ediyorum” mesajı yollayarak, tüm ilişkilerinizi bu sona mahkum edersiniz. Unutmayın olaylar karşısında kendi erdemlerini düşünerek davrananlar kısa süreli haksızlığa uğrasalar bile saygınlıkları ile üstün olurlar.

Sabırlı ve kararlı olduğunuzda istediğinize ulaşacaksınız.

Bir ilişkiye ihtiyaç duyduğunuz, yalnız kalmaktan korktuğunuz için temel değerleri sizinle uyuşmayan kişilerle ilişki kurmayın. Kendinize doğruyu bulabilmek, doğru gözlem yapmak için süre tanımaktan korkmayın. Hayatta hiçbir şey için geç kalmış olmazsınız fakat yanlış kararlarla zamanınızı boşa harcamış, ruhunuzu gereksiz yere yormuş olursunuz.

Coşkulu ve neşeli olduğunuzda doğal bir çekiciliğe sahip olacaksınız.

Mutlu neşeli ve coşkulu olmak bilinçli bir tavırdır, ve bu tavrın etkileyiciliği ile hiçbir şey yarışamaz. Hayata nasıl bakarsanız size öyle cevap verir. Olayların durumların neşeli taraflarını bulun. eğlenmek, keyifli zaman geçirmek sanılanın aksine çok emek ister. Bu ruh haline girmek çekiciliğinizi arttıracağı gibi olası ilişkilerinizi de monotonluktan kurtaracak en büyük silahınız haline gelecektir. Araştırmalar birlikte eğlenebilen çiftlerin büyük problemleri daha kolay atlatabildiğini ve birbirlerine daha bağlı olduklarını kanıtlamışlardır.Siz eğlenceli ve coşkulu biri haline gelirseniz kuracağınız ilişkilerde otomatik olarak öyle olacaktır.

Sorumluluk ve vericilik dengesini oluşturduğunuzda ilişkilerinizde tatmin duygusu yaşayacaksınız.

İlişkilerde partnerler birbirlerinin hayatları için sorumluluk duymalıdırlar fakat fazlaca ve tek taraflı sorumluluk yüklenmek, paylaşımı ortadan kaldırır ve bir tarafın ezilmesine yol açar. Kimsenin koruyucu meleği olmak zorunda değiliz, fazla fedakârlık yaparak problemleri çözmeye soyunmak, bir tarafın tembelleşerek ilişki için sorumluluk duymamasına neden olur, ayrıca öfke birikimlerine, ilerleyen zamanlarda ise tahammülsüzlüklere yol açar. Fazlaca vermek, istenilenden ya da verilmesi gerekenden fazlasını vermek, partneriniz tarafından kullanılmanız ihtimalini arttırır. Yaptığınız tüm fedakârlıklar zaten görevinizmiş gibi algılanır ve takdir edilmez. Ayrıca fazla verici olmanız partnerinizle aranızda aşk ve sevgi bağından çok, bir yardımcı bağının oluşmasına neden olur. Genelde  verici tarafın  yalnız kalmasının nedeni, diğer tarafın problemi çözüldükten sonra aşk arayacak oluşudur!!

Söylemek istediğinizi doğru zamanda ve doğru şekilde söylediğinizde gerçekten iletişim kuracaksınız.

Doğru zamanda ve doğru şekilde iletişim kurmayı öğrenmek çok önemlidir. İnsanları tanımak, iletişim kurmak için doğru zamanı bekleyebilmek, insanların zaaflarına işaret eden eleştirilerden kaçınmak doğru iletişim kurmaktır. İlişkilerde herkes kendi istediği şeyi duyar ve kendi beklentilerine uymayan mesajları almama eğiliminde olur. Onun için ilişkilerde beklentiler göz önüne alınmadan kurulan iletişim problemlere yol açabilir.Bir mesaj sevgiyle verilmelidir, yoksa mesaj da, mesajı veren de reddedilir. Yeni yılda yeni ve etkili iletişim şekliniz ilişkilerinizi pozitif yönde değiştirecektir.

Mutlu yıllar...

Haftanın kitabı:Kalıcı ve Mutlu İlişkiler Kurmak” Rich Seldes Bradley Gerstman

Haftanın sözü:İnsanların mutlulukları ya da mutsuzlukları, kaderin olduğu kadar da karakterlerinin eseridir.” La Rochefoucault

Her hafta okuyucularımın gönderdiği sorulardan ikisini seçip cevaplıyorum. Siz de ilişkilerle ilgili tüm soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

1

Neden yalnızız?

25 Aralık 2012

Birçok insan yalnızlıktan, kendisine uygun bir kişi bulup bir ilişki yaşayamamaktan şikayet eder. Elbette herkesin hayatında yalnız kaldığı, ilişkilerinde hayal ettiklerini bulamadığı dönemler olur ama bu kaderiniz haline geldiyse yalnızlığınız sizin yarattığınız bir kısır döngü olabilir. Bu haftaki yazı konumuz hangi düşünce şekillerinin bizi yalnızlığa mahkum ettiği;

Hayalindeki kişiyi beklemek

Herkes idealize ettiği özelliklere sahip kişilerle ilişki yaşamak ister fakat gerçek hayatta bu istenilen özellikleri birebir karşılayacak birini bulmak imkansıza yakındır. Bu özellikleri bulmak konusunda takıntılı olmak da birçok kişinin yalnızlığının nedenidir. İlişki seçimlerini dikkatli yapmak son derece önemlidir fakat detaylara saplanmak gerçek aşkı ıskalamaya neden olur. İlişkilerimiz ile ilgili karar verirken küçük detaylar yerine bize genelde hissettirdiklerine bakmalıyız.

Kahramanı beklemek

Evet aşk fedakarlıktır, birinin sevgisi de sizin için yaptıkları ile ölçülebilir ama sürekli karşı taraftan bir şeyler bekliyor olmak insanların yalnız kalmalarına neden olur. İlişkiler alma ve verme dengesi olmadığı sürece mutlu sonlanmaz. Sürekli karşı tarafın ilişki için bir şeyler yapmasını, size olan aşkını ispat etmesini beklemek ancak karşı tarafın ilişkiden uzaklaşmasına neden olur.

Fiziksel özelliklere takılmak

Bazen ideal insan, ideal fiziksel özelliklere sahip olmayabilir. Karşımıza çıkan insanları öncelikli olarak fiziksel özellikleriyle değerlendirmek ve onlarla ilişki kurmak adına bir şans vermemek bazen yalnızlığımızın en acı nedeni olur. İlişki kurmadan önce insanları bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Nihayetinde sadece fiziksel olarak beğenilen biriyle de uzun vadeli bir ilişki yürümez.

Son şansım düşüncesi

Bazı insanlar kendileri yarattıkları çaresizliklerine inanır ve karşılarına çıkan insanları son şanslarıymış gibi değerlendirirler. Tabii bu çaresizlik durumu insanlar tarafından oldukça itici bulunur. Çünkü bu düşünceye sahip kişilerin en belirgin özellikleri ısrarcılık, karşı tarafın üzerine aşırı düşme ve her konuda ona teslim olma halidir. Bütün bu özellikler karşı tarafa sıkıcı gelir ve baskı yaratır. Hiçkimse birinin son şansı olmak istemez herkes kendisine güvenen, onsuz da var olabilen kişilere değer verir ve sevmeye layık bulur.

Yanlış İnsan  seçimi

Sürekli aynı tip kişilerle aynı tür ilişki yaşamak hem yalnızlığımızın hem de hayal kırıklıklarının en önemli nedenidir. İnsanlar yaşadıkları ilişkilerden ders alarak hayatlarına devam etmeli ve bir sonraki ilişkilerini öyle şekillendirmelidir. Einstein’in dediği gibi sürekli aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir. İnsan seçiminde geçmiş tecrübeleri göz önünde bulundurmak gerekir.

Arkadaş formatına sokmak

Önce arkadaş olabilmek her ilişkiyi daha sağlam temeller üzerine oturtur ama sadece arkadaş olmak öyle kalmanıza neden olur. Beğendiğiniz kişilerle dostça iletişim kurmak önemlidir ama bunun ayarını doğru yapmak gerekir. Eğer fazla dostça davranıp aradaki aşk, cinsellik ve çekimi yok ederseniz sadece arkadaşınız kalmak isteyebilirler.
Yani işin romantik yanını gözden kaçırmak, flört etmeyi becerememek  karşı tarafın ilgisini arkadaşlıkta kilitler ve yalnız kalmanıza neden olur.

Haftanın Kitabı:İlişkinizi Kurtarma Rehberi” Yeşim Varol Şen

Haftanın Sözü:Köprü kuracağımıza, duvar ördüğümüz için yalnızız.” J. Newton

Her hafta okuyucularımın gönderdiği sorulardan ikisini seçip cevaplıyorum. Siz de ilişkilerle ilgili tüm soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

31

2 soru 2 cevap (62)

21 Aralık 2012

Hayatımda biri var, aslında var mı yok mu bilmiyorum, 2 yıldır arkadaş gibi görüşüyoruz. Ben onu seviyorum ama ondan henüz öyle bir açıklama gelmedi. Ben ondan hoşlandığımı açık seçik belli ediyorum. Arkadaşlarım “Bu işi kafamda büyüttüğümü eğer onun bana ilgisi olsa iki yılda açılırdı.” diyorlar. Beni sevip sevmediğini nasıl anlarım? Bana yardım edin.

Merhaba,

İki yıldır arkadaşlık yaptığınız birinin size karşı hisleri olsa bence de açılırdı. Bu konuda arkadaşlarınızın fikirlerine kulak vermenizi öneririm. Bu iki yıl içinde siz ona hislerinizi belli ettiğinizi söylüyorsunuz, eğer karşı taraf da aynı hislere sahip olsa neden beklesin? Ya da siz hislerinizi beli etmek dışında ne yapabilirsiniz? Benim önerim artık bir müddet hislerinizi belli etmek yerine tam tersi geri çekilin. Bakalım sizin bu kendinizi çekişiniz onu harekete geçirecek mi? Eğer size karşı hisleri varsa bu durumu merak edecek neden ondan uzaklaştığınızı öğrenmek isteyecek ve belki bir ilişki başlatmak için bir adım atacaktır. Ama siz kendinizi çektiğinizde de bir hareket göremezseniz ya da sadece arkadaşça ne olduğunu öğrenmeye çalışırsa, bundan bir ders çıkarın. Belki siz hislerinizde yanıldınız karşı taraf sizi sadece arkadaş olarak görüyor.

Sevgiler.

xxx

Merhaba 10 yıllık evliyim ve başka birine aşık oldum. Bir karar vermem gerekiyor karımı bırakıp sevgilimle olmayı istiyorum, bir kızım var  sizce ne yapmalıyım?

Merhaba,

Öncelikle 10 yıllık bir evliliğin monotonlaşması gayet normal ve ne yazık ki bu monotonluk nedeniyle insan hayatında böyle durumlar yaşanabiliyor, bu zor kararda size önerim kendinizi ve duygularınızı doğru analiz etmeniz. Yeni bir ilişki yeni heyecan ve tutku demektir ama bu yeni ilişki eskidiğinde de eşinizle yaşananlar tekrar edebilir. Bazen var olan ilişki eski heyecanını yitirdiğinde, bu heyecanı dışarıda ararız ama var olan gittiğinde yani eşinizle ayrıldığınızda, yeni sevgilinizle yeni bir hayat kurup aynı rutinleri yaşadığınızda bu kararınızdan dolayı çok pişman olabilirsiniz. Eşinizle ayrılmaya karar vermeden evvel bütün bunları iyice düşünmelisiniz. Ama ben yeni ilişkimde çok mutluyum, onu  çok seviyorum, eşimde bulamadıklarımı onda buldum, yaşadıklarım geçici duygular değil diyorsanız, kararınızın arkasında durup, eşinize dürüst olmalı ve ayrılmalısınız. Elbette kızınız ve eşinizin hayatını garanti altına alarak kendinize mutlu olacağınız bir hayat kurmak hakkınız. Bu hayati kararı verirken kendinize biraz daha zaman vermenizi, duygularınızı , kaybedeceklerinizi ve kazanacaklarınızı iyice ölçmenizi öneririm.

Sevgiler.

Siz de soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

1

Bağlılık mı bağımlılık mı?

18 Aralık 2012

Bir ilişkiye, bir kişiye tüm kalbimizle güvenmek, sadakat, anlayış ve şefkat göstermek, gerekli fedakarlıklarda bulunmak sağlıklı bir bağlılıktır. Bu bağlılık aranan ve olması gereken bir özelliktir. Bir de bu bağlılığın uç sınırlarda gezinen bağımlılık hali vardır. Bağımlılıkta dünya yaşanan ilişkinin, aşık olunan kişinin etrafında döner. Tüm önem sıralamalarının en üstünde o kişi ya da o ilişki vardır. Hemen hemen hayatın tüm yolları o kişiye çıkar. O olmadan nefes alamaz, yapmamız gereken hiçbir şeyi yapamaz hale geliriz işte bu durum bağımlılıktır ve hemen kurtulunmalıdır. Bu haftaki yazım hayatımızın iplerini tekrar elimize almak ve bizi esir eden bağımlılıklardan kurtulmak için yolları konu alıyor.

Kendinizi hatırlayın! 

Her birey kendi dünyasının merkezidir. Kendi önemini fark etmeyen, kendisini sevmeyen biri bağımlı olmaya mahkumdur. Kendi kişiliğine, ihtiyaçlarına, beklentilerine sadık olmak, bir ilişkiye körü körüne sadık olmaktan çok daha önemlidir. Kişi ancak kendisi tatmin olduğunda bir başka kişiyi de gerçekten tatmin edebilir. Bağımlılıklarda kişiler kendilerini özgün bir kişilikleri yokmuşcasına başka birine adarlar oysa ki kendisini hatırlayan, kendi zevklerinin, ihtiyaçlarının farkına varan kişiler karşılık alabildikleri, iki taraflı sağlıklı bağlılık geliştirdikleri ilişkiler yaşarlar.

· Sizi mutlu eden şeyleri listeleyin, nelerden gerçekten keyif aldığınızı hatırlayın. Kendinizi keşfedin.

Tüm yüklerden kurtulun!

Düşününce size sıkıntı veren, hayatınızı negatif yönde etkileyen, neşe ve huzurunuzu alan her şeyden kurtulma zamanı gelmiştir. Bu sizi mutsuz eden sevgiliniz, sizi huzursuz eden arkadaşınız ya da sağlığınızı bozan bir alışkanlık olabilir. Bir şeyin zararını fark ettiğinizde ondan kurtulmanız %50 kolaylaşır. Size yük olan şeyleri fark edin. Hayatınızdaki etkilerini azaltmanız gereken kişileri düşünün, size mutluluk vermedikleri sürece onlara muhtaç olmadığınızı hatırlayın. Yeni bir hayat planı yapın ve hayatınıza etkilerini en aza indirecek şekilde konumlandırın.

· Sizi rahatsız eden ama katlanmak zorunda hissettiğiniz şeyleri, kişileri listeleyin onlarla ilgili yeni  bir iletişim ve davranış planı yaratın.

Kendinize ait bir dünya kurun

İster bir ilişki, aile ya da çocuklar... Hayatınızda önemli ne olursa olsun onlar haricinde sadece size ait olan bir dünyanız olmalı. Sadece kendiniz için yaptığınız ve yaptığınızda sizi duygusal olarak ileriye götüren bir şeyler yapmalısınız. Bu bir hobi, kendinize ayırdığınız bir gün, spor yapmak, kitap okuma gecesi ya da hayal edebileceğiniz ve imkan yaratacağınız bir şey olabilir. Kulağa çok klişe gelse de insanları önemli hissettiren sadece kendileri için yapabildikleri küçük şeylerdir.

· Yeni hayatınızda hobiler, kendiniz için küçük süprizler ve rutinler yaratın.

Yeniliklere açık olun

Hayat her an yenilenmemiz ve değişmemiz için türlü fırsatlar, şanslar sunar. Bağımlılık girdabındaki kişiler ise bu fırsatları fark etmez ve şansları kullanamazlar. Bağımlılıktan kurtulmanın ilk ve en önemli yolu başka şeylere ilgiyi yöneltebilmektir: Hayata, yeni arkadaşlara, aklı meşgul edecek ufku açacak yeni uğraşlara... Bütün bu yeni ilgi alanları yeni kapılar açarken, bağımlılığın etkilerini de yok edecektir. Eski bizi yıpratan şeylerden kurtulmanın en kolay yolu yeni bizi heyecanlandıran yeni durumlar yaratmaktır.

· Yeni insanlar, yeni ortamlarda bulunun, bunun için çaba harcayın, sosyalleşin. Kalbinizi ve ruhunuzu hayatın mucizelerine açın, etrafınızda olan bitenin farkında olun.

Güveninizi ve gururunuzu tedavi edin

İnsanlar bağımlı bir ilişki yaşadıklarında hem güvenlerinden hem de gururlarından çok şey kaybederler. Kendilerinden verdikleri ve karşılık alamadıkları her şey içlerinde bir öfke ve hayal kırıklığı olarak depolanır. Yeni bir hayata başlarken bu geçmiş yaraları iyileştirmek gerekir. Bu durumlarda yapılması gereken kendinizde beğendiğiniz fiziksel ve ruhsal özellikleri hatırlamak, onları öne çıkararak kendinizi şımartmak ve sevmektir. İnsan hayatında kendi var oluşuna aykırı durumlar yaşayabilir önemli olan toparlanabilmektir. Kendi değerinizi tekrar fark ettiğinizde gururunuz ve güveniniz eskisinden daha güçlü bir şekilde yerine gelecektir.

· Bu yeni döneme kendinizi şımartarak başlayın. Ne kadar değerli olduğunuzu önce kendinize hatırlatın. Sizi seven ve takdir eden insanlarla olun, mutlu olduğunuz ortamlarda bulunun. Her sabah kendinize iltifat ederek başlayın.

Haftanın Kitabı:İlişkilerde Bağımlılığa Son” Melody Beattle

Haftanın Sözü:Bir ilişkinin motivasyonu sevgi ve güven değilse, sevgisiz ama bağımlı bir ilişkidir.” Martha Eric  

Her hafta okuyucularımın gönderdiği sorulardan ikisini seçip cevaplıyorum. Siz de ilişkilerle ilgili tüm soru(n)larınızı soruyorum@gayet.net adresine gönderebilirsiniz.

2
Kapat