Toplam 3,5 Milyon üye. 1.000 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Hasar vermeden AYRILMAK

İlişki koçu 24 Ocak 2012

 

Her ilişki, her duygu bitebilir, form değiştirebilir çünkü  başlangıçlar kadar ayrılıklar da insan hayatının önemli bir parçasıdır. Aslında Attila İlhan’nın şiirindeki gibi “ayrılıklar da sevdaya dahil” değil midir? Eğer ortada gerçek bir ilişki varsa bir ayrılığın kolay ya da acısız olması, mümkün değildir. Her ayrılık, ayrılmak isteyeni de, terk edileni de üzer, etkiler. Aslında ayrılık iki tarafa da sorumluluk yükleyen bir durumdur, ayrılmak isteyen kadar buna maruz kalanın da makul davranmasını gerektirir. Sadece kendisinden ayrılmak istediği için karşı tarafa bu süreci zehir etmek de yapılan büyük hatalardan biridir.

Bu haftaki yazı konumuz ayrılık kararı vermiş ve nasıl yapacağını bilemeyenler için karşı tarafta duygusal hasar bırakmadan ayrılmanın yolları;

Dürüst olmalısınız.

Sebep her ne ise ayrılma kararı aldıysanız dürüst olmalısınız. Hisleriniz, hayalleriniz değiştiyse, hayatınızı farklı bir şekilde geçirmek istiyorsanız bunu doğru düzgün ifade etmeli ve karşı tarafa “hakiki” bir açıklama yapmalısınız.

Karşı tarafın zekasına hakaret eden bahaneler ile geçiştirmek yerine, ayrılığın sorumluluğunu üzerinize alarak, gerçek nedenlerinizi açıklamak zorundasınız. “Sen benden daha iyilerine layıksın.” ya da “Sorun sen değilsin, benimle ilgili.” gibi klişe, insanı olduğundan daha kötü hissettiren bahanelerden uzak durmalısınız. Siz gerçek bir neden göstermezseniz karşı taraf da haklı olarak sorgulamaya ve bu süreci daha sancılı hale getirmeye devam edecektir.

Fakat dürüstlüğün sınırlarını da doğru belirlemek  ve gereksiz detaylarla karşı tarafın canını daha çok acıtmamak gerekir.

Örneğin: “İlişkimiz monotonlaştı ve sana olan ilgimde bir azalma hissettim, bu sebeple ayrılmak istiyorum.” dürüst bir açıklamayken, “Çok kilo aldın bu yüzden seni çekici bulmuyorum ve başkaları ile ilgileniyorum.” bir açıklamadan çok,  gaddarlıktır.

Yıldırma politikası uygulamamalısınız.

Ayrılmak istiyorsanız bunun duygusal sorumluluğunu almalı ve konuşma cesaretini göstermelisiniz. Partnerinizi kışkırtmak, zorlamak, lüzumsuz kavgalar ve nedensiz gerginliklerle sizi terk etmesini sağlamak, karşı tarafa yapılacak en büyük zulümdür. Hatta çoğu zaman, ayrılmamak için  kendisini sorgulamasına ve ilişkiyi kurtarmak için daha çok fedakarlık yaparak incinmesine yol açar.

Ayrılık konuşmasını yüz yüze yapmalısınız.

Ayrılık konuşmasını yüz yüze yapmalısınız, aksi halde terk edilen taraf kendisini iyice değersiz hissedecektir. Yüz yüze dışındaki tüm yöntemler, “umurumda değilsin” anlamına gelir ve karşı tarafın gururunun kırılmasına yol açar. SMS, e-posta veya Facebook mesajıyla birini terk etmek, bir ilişkinin kaderini 140 karakterle belirlemek büyük bir haksızlıktır.

Alttan almalısınız.

Ayrılık iki taraflı verilmiş bir karar değilse, ayrılık konuşması terk edilen tarafı daha çok incitir. İncinen taraf kendisini savunmak ve acısını dindirebilmek için sizi suçlayabilir ve aşırı tepkiler verebilir. Buna hazırlıklı olup, sakinliğinizi korumalısınız. Böyle bir durumda kontrollü olması gereken taraf terk edendir, tahrik olup siz de onu suçlamaya, hakaretlerle cevap vermeye kalkmamalısınız.

Net olmalısınız.

Durumu geçiştirmek ya da o andan kurtulmak için ilişkinizin düzelme ihtimali varmış gibi konuşmayın. Birine yapılacak en büyük kötülük, ona gerçekleşmeyecek ümitler vermektir. Lafı dolandırmak, ayrılık kararınızdan emin değilmişsiniz gibi konuşmak, geri dönme ihtimaliniz olacağı izlenimi yaratacağından, net olmak önemlidir. Bu arada en  büyük klişe “arkadaş olarak görüşelim”e değinmek istiyorum. Kimse sevgili olarak kabul ettiği birini ayrılıktan hemen sonra arkadaş olarak göremez, ya kendini ya karşı tarafı kandırır. Ayrılığın üzerinden belirli bir süre geçmeden arkadaş olarak görüşmeye devam etmek doğru değildir.

Haftanın Kitabı: Hayatı Yeniden Keşfedin” Janet S. Klosko, Jeffrey E. Young

Haftanın Sözü: Aşktan kurtulmak, ona tutulmak kadar kolay değildir.” Thomas Hardy



Cansu Yağız Tüm Yazıları

Kapat