Toplam 3,5 Milyon üye. 1.000 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Aşk hakkında yanlış bilinenler ve gerçekler

İlişki koçu 27 Mart 2012

 

Bu sıralar tanıdığım ve çalıştığım birçok kişiyi “gerçek aşkı aradığından” ve bulamadığından  şikayet ederken buluyorum. O kadar sık bu arayış ve bulamayıştan şikayet edenle karşılaşınca, acaba gerçek aşk adı altında başka bir şey mi arıyorlar diye düşünmeden edemedim. Çevremdeki birçok kişiye nedir gerçek aşk, ne bekliyorsunuz diye sordum. Aldığım cevaplar, yani insanların aşk adı altında aradıklarının aşkla ilgisi yoktu. İnsanların hemen hemen hepsi kendi eksik taraflarını, hayatlarında kendilerinin halletmesi gereken kişilik problemleri için çare arıyorlardı..

Bu haftaki yazı aşk hakkında doğru bilinen yanlışları paylaşmak niyetiyle yazıldı.

Aşk arıyorsak, aşkı tanımalıyız…

Aşk iyi, kötü tüm yaşananları paylaşmak mıdır?

Aşk paylaşımdır fakat sıkıcı günlük rutinleri değil, aşkı besleyen, paylaşmaya değer  yaşananları paylaşmaktır. Gerçek aşk ise birlikte paylaşmaya değecek şeyler yaratabilmektir. Aşk elbette dertleşmektir ama daha çok birlikte dertleri unutabilmektir. Aşk iyi günde kötü günde birlikte olmaktır, ama hep kötü günlerde birlikte oluyor ve birlikte geçirecek iyi günler yaratamıyorsanız, aşk eninde sonunda yok olacaktır.

Aşk karşılıksız mıdır?

Aşk karşılık beklememektir, ama bu kural karşılık vereceğinden emin olduğunuz kişiler için geçerlidir. Yoksa tek tarafın verdiği, tek tarafın yürütmeye çalıştığı bir ilişkinin adı aşk değildir ve uzun vadede sağlıklı yürümeyecektir. Karşılıksız veren taraf içinde biriktirdiği beklentileri için öfke duyacak ve ilişki zedelenmeye başlayacaktır. Hep almaya alışan taraf ise emek harcamadığı bir aşk için heyecanını kaybedecek, aşk enerjisinden uzaklaşacaktır.

Aşkta gurur olmamalı mıdır?

“Aşk da gurur yoktur”, büyük bir yalandır, gurur en çok aşka yakışır. Ama bu saçma kişilik savaşlarının yarattığı, ego beslemek için ortaya koyulan gurur değildir. Gereken durumlarda karakterli bir duruş ve gururlu bir tavır bitmeye yüz tutmuş bir aşkı bile canlandırabilir. Birbirinizi sevme nedeninizi hatırlatabilir. Gurursuz aşk, suistimalleri, gizli hakaretleri ve türlü haksızlıkları sineye çekmek demektir.

Aşk iki kişilik bir dünya kurmak mıdır?

Aşk iki kişilik bir dünyada, kapalı bir hayat yaşamak değildir, aşk tanık ister. İnsanlar, arkadaşlar ve sosyal ortamlarda tanındıkça büyür gelişir, değerlenir. Aşk eğlenerek beslenir, yaşam enerjisi dolar. İki kişilik ilişkiler uzun zamanda eskimeye, monotonlaşmaya daha kolay yüz tutar.

Aşk birbirine destek olmak mıdır?

Aşk birbirini desteklemek ve güven vermektir ama tek amacı bu değildir. Kendine güveni olmayan bir insana hiçbir aşk destek olamaz, güven veremez. Aşk, sizde ne varsa onu güçlendirir ve destekler. Başka birin imkanlarına güvenerek bir hayat tasarlamak, tamamen ona dayanmak aşk değil, menfaat ilişkisidir.

Aşk merhamet midir?

Aşkın içinde merhamet vardır, ama içinde sadece merhamet olan bir ilişki aşk değildir. Aşkın içinde tüm duygular vardır, sadece merhamet duyduğunuz birini evlat edinebilirsiniz ama tutkulu bir aşk yaşamanız imkansızdır.

Aşk arkadaşlık mıdır?

Aşk arkadaşlıktır, ama sevgiliyle arkadaş kadar mahremi paylaşmayı gerektirmez, aşkın içinde uzaklık, çekinme ve sakınma da olmalıdır.Yoksa sadece arkadaşlarımızla yetinir, aşk arıyor olmazdık.

Aşk kıskanmak mıdır?

Aşk birini sıkmak ve kısıtlamak değil bütün bu duyguları reddederek serbest bırakmak, rahatlatmaktır.  Kıskanmak aşkın işaretidir ama kıskanana aittir, kıskanan tarafın kendi içinde yaşaması, eğer karşı tarafı rahatsız ediyorsa da değiştirmesi gereken bir duygudur. ( Burada keyifli, sevgiyi belli etmeye yarayan küçük  kıskançlıklardan bahsetmiyorum…) Eğer kıskanmasına neden olacak gerçek nedenleri var ise zaten iki taraflı bir aşk yoktur. Sıkmak ve kısıtlamak yerine sonsuza kadar serbest bırakmalıdır.

Aşk ölümsüz müdür?

Aşk ölümsüz değildir, her şey gibi aşk da bitebilir, duygular form değiştirebilir. Fakat bir aşk gerçekse paylaşılanlar o kadar değerlidir ki; bir süre sonra bitmesinin verdiği acı geçer,  yaşananların gerçekliği ve değeri kalır.

Haftanın Sözü: “Aşk yaşamdır, ancak umutsuz, keyifsiz ve inançsız aşk ölümden beterdir.” Albert Hubbart

Haftanın Kitabı: “Aşk Üzerine” Alain De Botton



Cansu Yağız Tüm Yazıları

Kapat