Toplam 3,5 Milyon üye. 1.025 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Kavga Edip Üzerine Yatmamak

Uzmanından 28 Haziran 2012

Kimine göre yemek yemek, nefes almak, televizyon seyretmek ya da tuvalete gitmek gibi bir şeydir kavga etmek. Kimine göreyse trafik kazası yapmak ya da tökezleyip yere yuvarlanmak ya da bir çukura düşmek. Kimileri gayet sıradan bir etkileşim olarak konumlarken kimileri de olabildiğince kaçınılması gereken bir şey olarak görürler kavga etmeyi.


Öte yandan her iki grup da aynı evreleri yaşar esasen. Bugünkü konumuz bu evrelerden sadece bir tanesi: “Kavga sonrası”

Kavga sonrası, içimizdekiler boşalıp da ortalık sakinleştikten sonra tam anlamıyla “garip” ve aslında çok da gergin ve bir yandan da -biraz uzaklaşıp da dışardan da seyretmek lazım- komik bir hal alır ortam. Kimse konuşmaz; kimse yeni bir hareket yapmaz; herkes karşısındakini beklerken bir yandan da karşısındakinin de karşısındakini beklediğini içten içe bilir. İçten gelen bu bilgi; bu kafayla devam edilirse kimsenin bir şey yapmayacağını ve hiç ilerleme kaydedilemeyeceğini; bu gergin ve gerilimli halin saatlerce sürebileceğini fısıldar usulca.

Tam bu noktada içten içe inat, gurur, delikanlılık, kızgınlık gibi hisler içinizde başıboş gezinir benliğinizin iç duvarlarına çarpıp seker, sonra gidip başka bir yerlere daha çarpar ve tekrar tekrar seker. Sessizlik uzadıkça gerilim artar da artar ve kimi durumlarda daha taze edilmiş kavgaya tur bindirip yeni bir kavganın müjdeleyicisi bir fırtına öncesi sessizliğine döner.

Kimi durumlardaysa olay gittikçe absürdleşirken gerilen sinirlerin de yardımıyla kemanın tellerinden biri atıverir ve gerginlik yerini komediye; sululuğa, kahkaya ve yumuşamaya bırakır. (Tam bu noktada ufak bir hatırlatma: Gerilim nereye evrilirse evrilsin yaşanan tartışma ya da kavgadan “ders alma” daha sonraki aşama olup aslında kavganın son etabından bağımsızdır...)

Bu noktada, hiç de hesapta olmayan bir kelime oyunu yapıp “kavganın üzerine yatmamak lazım” diyebiliriz. Kavga nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın (ki kavgalar, karşısındakini ezmek ve galip gelmek adına değil; içinde biriken elektriği atıp ortadaki sorunu çözmek ve düze çıkmak üzere yapılmalıdır bir ilişkide) önemli olan ileriye gitmekse kavganın üzerine yatmamak gerekir. Tartışma ya da kavga zihninizde yeni kapılar açabilmeli; bu kapılardan bazıları aslında karşınızdaki kişinin kapıları olmalı ve bu kapılardan bakmayı becerebilmek asıl hedef olmalıdır günün sonunda.

Öte yandan yazının en başında ilk olarak başlığı attığım andaki “üzerine yatmamak” ise tam olarak sözlük anlamıdır “yatmanın”

Çiftler; hiçbir kavganın üzerinden gergin ve gerilimli yatmamalı; yatmadan önce mutlaka ve mutlaka yeniden konuşabilmeyi becermeli; kırgın ve konuşmaz halde uyuduğu takdirde; uyanıldığında sorunların sihirli değnek değmiş gibi kendiliğinden çözülmeyip çözülmesi daha zor bir düğüme sahip olduklarını fark ederler. Uyku, aradaki soğukluğu ve gerginliği azaltmaz; aksine araya sürekli birkaç kilometre daha koyar ve emin olun bu mesafenin açılması genelde tercih edilen bir şey değildir.

Siz siz olun araya kilometreler girmeden önce normal iletişim düzeninizi geri kazanmaya bakın. Hiçbir kavganızın üzerine yatmayın!



Fikri Baskın Tüm Yazıları

Kapat