Toplam 3,5 Milyon üye. 1.025 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Ah bi farkında olsan!

Uzmanından 26 Ocak 2012

Bir anlasan… Bittiğini…

Ve kabul etsen…

Belki o zaman çok daha kolay olacak bir “yeni”nin başlaması.
Kabul edebilsen bunun bir sebep değil bir sonuç olduğunu.
Anında değil yavaş yavaş olduğunu.

Başının belirsiz ama sonunun çok net olduğunu…

Bir anlasan… Geri dönüşü olmadığını…
Ve kabul etsen…

Belki o zaman farklı yönlere gitmenin ikimizi de ne kadar rahatlatacağını,
Önümüzün ne kadar açılacağını,
Nefes alabileceğimizi… Görebileceksin.
Ve eğer hala yıpratmamayı başarabilirsek geride kalan ufak tefek bir şeyleri…
Belki de arkadaş olabileceğimizi… Görebileceksin.

Bir anlasan… Bunun en iyisi olduğunu, ikimiz için de…
Ve kabul etsen…

* * *

Bütün bunları bana yazdıran, tüm bir sene içinde pek çok farklı arkadaşımdan aynı temayı, aynı konuyu, aynı olayları dinlemiş, seyretmiş olmam. İlişkilerin bitişi, ayrılığın -maalesef ki- birlikte alınan değil, tek başına alınan; ama birlikte uygulanan bir karar oluşu. Tarafların aynı anda aynı yerde ol(a)mamaları, bir asenkron durum ve kaybedilen günler geceler, dostluklar, insanlar… Yakın zamana kadar birlikte eğlenilen, birlikte gülünen, birlikte ağlanılan insanların yok oluşu. Boşa geçtiği yanılgısına düşülen günler geceler, haftalar aylar… Hatta yıllar…

Kimsede hata var mı? Mutlaka… Yapacak bir şey var mı? Mutlaka… Ama emin olun, aylarca yapmadığın, yapmayı unuttuğun şeyleri bir çırpıda yapmaya kalkmak değil bu saatten sonra… Dizlerinin üstüne çökmek, yalvarmak,  kabul etmemek, kızmak hiç değil.

Yapılacak tek şey bırakmak. Kabul etmek ve bırakmak. Zaman tanımak. Karşındakine değil, kendine öncelikle… Acını, kendi başına, kimseye bulaştırmadan, kimseye bulaşmadan yaşamak. Zamanın üzerinden yavaşça akıp gitmesine izin vermek. Omzunun üstünden doğup batan her yeni güneşle birlikte iyi hissetmeye başlamak. Var olmaya devam etmek.

* * *

Ne sensin sevdiğinden, hayaller kurduğundan, kollarında kaybolduğun, koynunda uyuduğun, nefesini hisettiğinde ürperdiğinden ilk ayrılan ne de son olacaksın. Ne ilksin başkası için terkedildiğini sanan ve ne de sona yakın bir yerde olacaksın. Ve kimsenin olmadığı gibi hiç bir zaman da bir başkası olmayacak asıl sebep. Sadece sonuç olacak o bir başkası. Doğru zamanda ortaya çıkan, sığınılan, kapılınan biri. Ama kimse gibi sen de anlamayacaksın bunu. Ta ki dünya güneşin etrafında turlarını tamamlayıp, kartlar yeniden dağıtılıp, roller değişip de sen de başka bir rolde aynı filmde oynayana kadar.

İşte o zaman sadece karşındakini değil, kendini de; tüm diğer oyuncuları da anlayıvereceksin. Hem de mehtaplı bir akşamda ay yüzünün berraklığını kıskandıracak şekilde…

O zamana kadar…

Bir anlasan… Bittiğini…
Ve kabul etsen…



Fikri Baskın Tüm Yazıları

Kapat