Toplam 3,5 Milyon üye. 1.000 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Kendimize acil olarak sormamız gereken 9 soru

İlişki koçu 14 Ağustos 2012

İnsan hayatının belli dönemlerinde kendi gelişimini sorgulamalı, kendisini objektif bir değerlendirmeden geçirmeli derim hep. Peki bu değerlendirmeyi nasıl yapabiliriz? hayatımızın potansiyelini gerçekleştirip gerçekleştirmediğimizi nasıl anlarız? Bu haftaki yazının konusu kendimize mutlaka sormamız gereken 9 hayati soru.

1) Fiziksel ve ruhsal olarak olmak istediğim gibi miyim?

Kişisel gelişim sürecinde doğru ilerleyen her birey; olduğu gibi değil, olmak isteği gibi olmaya çalışmalıdır. Kendisini fiziksel ve ruhsal olarak ileriye götürecek hedefler belirlemeli ve kişisel evrimini pozitif yönde gelişerek tamamlamaya çalışmalıdır. Bu kişisel gelişim serüveninde, idealize edilen özellikler değişebilir, değişmesi de normaldir. Hayatın kendisi bu kadar değişken ve yeniliklerle doluyken “ben oldum” demeye imkan yoktur. Ancak kendimizi daha iyiye doğru motive edersek fiziksel ve ruhsal tatmine ulaşabilmemiz mümkün olur.

Ancak fiziksel ve ruhsal olarak olabileceğimiz en iyi halimizde olduğumuzda kendimizi tam tatmin olmuş hissederiz. Kendisine özen göstermeyi bırakmış biri ruhen de tam mutlu hissedemez.

2) Fiziksel ve duygusal imajım beni yansıtıyor mu? 

İmajınız dünyanın sizi algılama şeklidir. Fiziksel ve duygusal olarak uyum halinde olmak, insanlar üzerinde bütün olarak bıraktığınız etkidir. Vücut ve beyin birlikte çalışır. Fiziksel beden dışsal yansımalarımızı ve ruhsal yapımız da içsel yansımalarımızı temsil eder ve ikisi birbirinden ayrı düşünülemez.

3) Hayata ve insanlara doğru yansıyor muyum?

İnsanlara nasıl yansıyorsanız öyle karşılık görürsünüz, bu evrensel bir yasadır. İçsel olarak anlatmak istediklerimiz, niyetimiz doğru anlaşılıyor mu? Eğer anlaşılmıyorsa iyi niyetlerimizin bir faydası olmayacaktır.

Yanlış anlaşılmak, kendini doğru ifade edememek birçok kişinin ortak sorunudur ve yaşanan birçok problemin de nedenidir. Bu sebeple insanların (kendilerine özgü) kendilerini fiziksel ve ruhsal olarak doğru ifade edebilme yollarını bulmaları, bunun üzerinde çalışmaları gerekmektedir. Vermek istediğiniz mesajı doğru vermek mesajın içeriği kadar önemlidir.

4) Etrafımdaki insanlar benim için ne düşünüyor?  

Kendimiz ile yüzleşme zamanı. En yakın 5 arkadaşınıza sizinle ilgili ne düşündüklerini dürüstçe söylemelerini isteyin. İnsanların sizinle ilgili ortak fikirleri, kişiliğinizle ilgili önemli ipuçları taşır. Bunlara inanın siz öyle hissetmeseniz de insanlara böyle yansıyor olduğunuzu görün ve değiştirmeniz gereken özelliklerinizi değiştirmeye bakın. Yapıcı ve yıkıcı eleştiri alabilmek bir erdemdir. Eleştirinin ne kadarını pozitife çevirebilirsek, gelişim konusunda bize o kadar katkısı olacaktır.

5) İletişim şeklim pozitif mi yoksa negatif mi?

İletişim kurarken, çözüm odaklı mı yoksa irdeleyici ve hata arayan birimisiniz? İnsanlardan haklı  beklentileriniz bile yanlış mı anlaşılıyor? Etrafınızdakiler sizi sert ve eleştirel mi buluyor? Evet diyorsanız iletişim şeklinizi pozitif yönde değiştirmenin vakti gelmiştir. Doğru zamanda doğru üslüpla, doğru dozajda eleştiri ve iletişim kurmak, iletişimin ilk şartıdır. Makul isteklerin bile olmamasının nedeni yanlış zamanda, yanlış şekilde iletişim kurmaya çalışmaktır.

6) İlişkilerimde benzer sorunlar, benzer sonlar yaşıyor muyum?

İlişkilerimiz kişiliğimizin aynasıdır. Çok farklı karakter ve tipteki kişiler ile birlikte olsak da ilişkiye yaklaşımımızda derin anlamda bir değişiklik durumunun olması pek mümkün değildir. İlişkimize yeni bir başlangıç yapmak istesek bile sorunların farkına varılıp, sorunlar için bir çözüm yolu düşünülmedikçe halledemediğimiz bu durumlar her ilişkimizde yeniden karşımıza çıkacaktır. İlişkileri gözden geçirip, hangi davranışlarla hangi durumlara yol açtığımızı fark etmeliyiz. Ve tabii bu davranışları orta yolu bularak yenilemeli veya toptan kaldırarak yerine doğrularını koymalıyız.

7) İnsanlarda eleştirdiğim özelliklere sahip miyim?

İnsanlarda eleştirdiğimiz özellikler genellikle kendi egomuzun yansımalarıdır. Kimse kendinde olmayan bir şeyi başkasında göremez. İnsanlarla ilgili eleştiri ve kınamalarımıza bir göz atalım, belki keni yansımamızdan korkuyoruzdur.

8) Tek başına mutlu biri miyim? 

Kendi kendine mutlu olmayan biri başka hiçbir koşulda da mutlu olamaz. Mutlu biri sanılanın aksine dışsal koşullardan değil içsel koşullardan beslenir. Kendi kendimize yalnız kaldığımız o anda; sıkıntısal dalgalanmalar geçiriyorsak, kendimizden memnun olmadığımız yönler ile yüzleşme anı yaşadığımızdandır. Kendi kendimize mutlu olmak için en önemli şart ise kendine samimi bir sevgi duymaktır, yani zayıf ve güçlü yönleri tanımak, güçlü yönleri öne çıkartıp, zayıfları da değiştirmeye çalışmaktır. Ancak kendilerini mutlu etmeyi başaranlar, başkalarını mutlu edebilirler.

9) Samimi biri miyim?

İnsanlarla ilişkilerimize yön veren sahte gülüşlerden çok samimi niyetlerimizdir. Gerçekten ilgilenmek, gerçekten merak etmek ve gerçekten önemsemek samimiyettir. Samimi davranışlar, yakınlık ve duygusal bağ kurmanın tek yoludur. Çıkar gütmeden, karşılıksız bir şekilde (ki sevilmek  ve ait olmak istemekte evrensel anlamda çıkardır) diğer tarafı gerçekten anlamaya çalışarak ilişki kurmak samimiyettir.

Haftanın Sözü:Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı, anladığı arasında büyük farklar vardır.” Sylviane Herpin

Haftanın Kitabı: İçe Dönük Konuşmanın Gücü” Shad Helmstetter



Cansu Yağız Tüm Yazıları

süpürgesiz_cadı 15 Ağustos 2012 11:27
Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı, anladığı arasında büyük farklar vardır. Kesinlikle benı anlatan bi söz.
cengo705 08 Eylül 2012 20:02
Çok güzel bir yazı olmus
Kapat