Toplam 3,5 Milyon üye. 1.025 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

İlişkilerde bağlanma şekilleri

İlişki koçu 18 Eylül 2012

İnsanların ilişkilerinin gidişatını çocukluktan hatta bebeklikten getirdikleri bağlanma biçimleri belirler. Bu teoriye göre 4 çeşit bağlanma stili vardır: Güvenli bağlanma, saplantılı bağlanma, kayıtsız bağlanma ve korkulu bağlanma. Kendiniz ve partnerinizin hangi bağlanma şeklini seçtiğini fark etmeniz için bu haftaki konumuz ilişkilerde bağlanma tarzları ve bu tarzları seçmiş kişilerin özelikleri.

Güvenli Bağlanma Tarzı

Bu bağlanma tarzını seçmiş kişiler güvenli, kendilerine ve karşısındaki insana değer veren kişilerdir. İlişkilerinde negatif durumlar olacağına dair endişesiz, duygularından kaçmayan ve karşı tarafın duygularına da güvenen kişilerdir. Ama bir ayrılık, terk ediliş durumunda da aynı güvenle davranır, durumun bittiğini, ya da şartların değiştiğini aynı olgunlukla kabul ederler, acı sürecini yaşar ama kendi yollarına gitmeyi de başlangıçlar kadar doğal becerebilirler. Bu bağlanma şeklini seçen kişilerin insanlara, hayata bakışı ve tutumları pozitiftir. Hayatın her şeye gebe olduğunu bilirler ama bu bilinç, anı yaşamalarına, insanlara güvenmelerine ve ilişkilerini korkmadan yaşamalarına engel olmaz. Bu tür bağlanma şeklini seçen kişiler birlikte oldukları kişilere kolaylıkla yaklaşabilirler ve onlara bağlı olmaktan da keyif alırlar. Uzun süreli ilişkiler kurarlar, hem kendilerine hem de diğer insanlara duydukları saygı ve güven yüksektir.

Saplantılı Bağlanma Tarzı

Bu bağlanma şekli genelde küçükken ebeveynleri tarafından terk edilmiş veya sevgi görememiş kişilerde görülür. Kurdukları tüm ilişkilerde belirgin duyguları yüksek kaygı, bitecek endişesi ve duygularını negatif yönde abartmaktır. Bağlandıkları kişiye yapışırlar. Bırakılmaya dayanamaz, ilişkiyi ve durumları sürekli kontrol altında tutmak isterler. Genelde kıskanç tipler bu bağlanma grubundan olurlar. Bu bağlanma tipinde kişilerin kendileriyle ilgili görüşleri negatiftir, saklamaya çalışsalar da kendilerine saygı duymaz ve beğenmezler ama bağlandıkları kişiyi yücelterek, onun özelliklerini abartarak  bu durumu maskelemeye çalışırlar. Bu bağlanma stiline sahip bireyler, ilişkilerinde karşı taraftan daha fazla yakınlaşma ihtiyacındadırlar, bununla birlikte, partnerlerini de kendilerine yeterince yakın olmamakla suçlarlar. Terk edilme korkusu bu bağlanma stilinin en belirgin özelliklerindendir. İlişkilerinde sürekli bir kaygı ve bitiş korkusu yaşarlar, yoğun bir biçimde partnerlerine odaklıdırlar ve ilişkilerini hayatlarının merkezine koyarlar. Herhangi bir negatif durumda bitişi kabul edemez, ağır depresyonlar, travmatik zamanlar geçirirler.

Kayıtsız Bağlanma Tarzı

Bu  bağlanma tarzındaki kişiler ilişkilerden kaçarlar ama bunun sebebi endişeleri ve korkuları değildir. Bu tipler karşılarındaki insanları değerli görmezler. Genelde aileleri tarafından birçok sorumluluk yüklenerek büyütülmüş ve küçüklükten itibaren başarı beklentisi yaratılmış kişiler bu bağlanma tarzını seçerler. Kendi çıkarları olmadan ilişki kuramayan bu tipler genelde narsist, işkolik, spor bağımlısı gibi kendilerine yönelmiş hayat yaşayan tiplerdir. Bir türlü kendilerine uygun ilişkiler bulamadıklarını söyler, vakitsizlik gibi bahaneler üreterek yakın ilişkiden kaçarlar. Aslında duygusal olarak kimseyi yeterli ve değerli bulamadıkları için eşlerine güven duymazlar, insanların kendilerine bağlanmış olduğu duygusu gerginlik yaratır, ilişkilerine son derece sınırlı oranda duygusal yatırım yaparlar. Stres altındayken yalnız kalmayı tercih ederler. Bununla birlikte eşleri stres altındayken de onlardan uzaklaşma eğilimi gösterirler. Özellikle olumsuz duygular yaşadıkları anlarda, olayı/ kişiyi “umursamayarak/ önemsemeyerek, inkar ederek” ya da “bastırarak” başa çıkarlar. Her türlü ilişkiyi “sıkıcı” ve “gereksiz” bulurlar, ancak bu bakış açısı, gerçeği yansıtmaz sadece bir maskedir, bir başka deyişle savunma mekanizmasıdır. Bu bireyler kendilerini “kimsenin yardımına ihtiyaç duymayan, ayakları yere sağlam basan, güçlü“  bireyler olarak “göstermeye çalışırlar”. Çünkü, bir başkasının desteğine/yardımına ihtiyaç duymak demek bu kişiye bağlanmış olmak, yakın olmak  ya da bu kişiyi sevmek demektir, onların da asıl reddettiği bu yakınlaşmadır.

Korkulu Bağlanma Tarzı

Korkulu bağlanma tarzına sahip kişilerin ilişkiler ile ilgili yüksek kaygı ve yüksek kaçınması vardır, ne kendisine ne karşısındakine değer verir yani ikisine de tutumu negatiftir. Böyle insanlar ilişkiye girmekten kaçınırlar, diğer insanlardan uzak dururlar ama kayıtsızlar gibi kendilerini bir şey sandıklarından değil değersiz olduklarını ve kimsenin onları sevmeyeceğini düşündüklerinden olur bu. Asıl sorun bir ilişki içinde başarılı olamayacaklarını düşünmeleridir, insanların onları sevmeyeceklerini, istemeyeceklerini düşündükleri ve varsaydıkları için hiç yaklaşmamayı ve hatta onlara yaklaşan kişileri de reddetmeyi tercih ederler.

Haftanın Kitabı:İçindeki Devi Uyandır” Anthony Robbins

Haftanın Sözü: Yalnız seni sevenleri sevmek, sevmek değil değiş tokuştur.” Pascal 



Cansu Yağız Tüm Yazıları

Kapat