Toplam 3,5 Milyon üye. 1.000 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Karşıdan bakmak o kadar kolay olsaydı

Uzmanından 08 Kasım 2012

“Spoiler” diye bir şey var bu internet aleminde. “Spoiler vermek” diye kullanılır genelde. Tam olarak Türkçeleştirmek gerekirse “sonunu söylemek” diye çevirebiliriz. Bu haftanın yazısı eski bir film hakkında biraz “spoiler” veren bir yazı. Yani ister istemez yarın bir gün seyretmeye kalktığınızda piç edebilir güzelim filmi.

Güzel derken, gerçekten güzel film. Öyle ki 99 yılında vizyona girmesine rağmen sinema klasikleri arasında sayılabilecek bir başyapıt. Zaten pırıl pırıl bir de Oscar ödülü var. Şimdi diyeceksiniz ki; bu kadar beğeniyorsan sonunu söyleyip de mahvetme işte filmi... Ben de diyeceğim ki örnek olarak çok leziz olacak bak. Aslında hiç canın yanmayacak hatta hoşuna bile gidecek. Valla bak...

Filmde, ufacık bir yanlış anlaşılma kahramanın (ya da antikahramanın) sonu olur. Sadece uzaktan karşı evin penceresinden görünenler aslında gerçeği yansıtmadığı için, gerçekte olanla uzakta görünen birbirinden çok farklı diye kafasına kurşunu yer esas oğlan ve (yine de) çok mutlu bir gülümsemeyle hayata veda eder.

Filmden uzaklaşıp da gerçek hayata döndüğümüzde ve kendimiz başta, ilişkimiz sonra çevremiz en sonra şöyle bir baktığımızda her gün ne çok kişi ne çok kurşun yer kafasına... Hem de en yakınlarının acımasızca çektiği tetiklerle. Üstelik de tetiği çeken her kişi de son derece haklıdır aslında kendi durduğu yerde; kendine has bakış açısıyla.

Pek çok zaman ne kurşunu yiyen ne tetiği çeken bilmez işin aslını. Hem konuşmadıkları, konuşamadıkları için bilmezler hem de aslında konuşsalar da bir yere varamayacakları, kendi durdukları yerden hareket edip de karşı evin penceresinden kendilerine bakamadıkları için öğrenemezler. Yazık olur hayatlara. Sadece birine değil hiçbir zaman, ikisine de yazık olur. Hatta o kadar dallanıp budaklanır ki, sonraki ilişkiler vasıtasıyla üçüncü kişilere de yazık olur; dalga efekti pek çok kişinin kafasına sıkılacak kurşunların tetikçisi olur.

Oysa manzarayı karşı pencereden seyredebilme lüksü yaratabilse kişiler kendilerine ve objektif bir şekilde görebilseler ortadaki durumu... Ya da hadi bunu da geçtim; yardım alıp başkalarını soksalar çerçeveye de kendilerinin farklı görmeyi beceremedikleri durumu başka birinden dinleseler, her iki pencereden de tarafsızca bakabilecek birini ilişkiye dahil edebilseler... Belki bir anda pek çok hayat kurtulacak.

Görüyorsunuz ya; duruma biraz da okuyan tarafından bakabilmeyi becerdiğimde filmin sonunu söylesem de hangi film olduğunu söylemeyerek belki de bir orta nokta buldum. Oysa ki pek çok kişi daha “sonunu söylemek” konulu paragrafta yazıyı kapattı ve gitti.

Dedim ya; karşıdan bakmak o kadar kolay olsaydı...



Fikri Baskın Tüm Yazıları

canlibomba1 13 Ocak 2013 06:56
Kolay kolay sıkınıt yok risk yok ; )
Kapat