Toplam 3,5 Milyon üye. 1.025 kullanıcı içeride.
 

GİRİŞ

Özgürleşmek için affetmek şart

İlişki koçu 24 Ekim 2011

 

Bu haftaki yazıya bir soruyla başlamak istiyorum.

Hala sinirlendiğiniz, size ihanet ettiğini düşündüğünüz ya da affedemediğiniz kişiler ve olaylar  var mı?

Bu soruya verdiğiniz cevap “evet” ise; hayatınızda kötü giden birçok şeyin nedenini bulduk demektir.

Kalbinizde, kırgınlıklar ve öfkeniz varsa , pozitif duygu ve deneyimlere  yer kalmamıştır. Affedememek kalbinizde ve hayatınızda  o kadar fazla yer kaplar ki, o negatif enerjiler içinde ne olduğunu anlamadan öfkenin girdabında bir hayat yaşarsınız.

Eğer hala eski ilişkilerinizden kalan duygusal birikimleriniz varsa; Kendinizi yeni hayatınıza hazırlarken, hemen şu anda kalbinizin en derin yaralarını iyileştirmeye karar vermeniz gerekmektedir. Affedemediğiniz insanlar varsa bunu hemen şimdi değiştirebilirsiniz.Unutmayın  insanların fark edip de değiştiremeyeceği bir duygu yoktur.

İnsan ruhu, boşluktan hoşlanmaz, bunun anlamı eski, sizi engelleyen duygu ve enerjileri ne kadar hızlı ve kararlı bir şekilde ortadan kaldırırsanız, yenilerini de o kadar hızlı, kesin ve kolaylıkla kendinize çekersiniz.

Mesela hayatınızın aşkını bulamamanızın nedeni hâlâ eski sevgilinize öfke duymanız olabilir. Birine öfke duymak, tıpkı o insana özlem duymak kadar güçlü bir bağ ile sizi ona bağlar ki bu tüm mutlu ilişki olasılıklarını önler.Nefret etmek insanı, nefret edilen insana bağlar ve tutsak eder.

Peki  affetmek  neden zordur?

Bana göre birçok kişinin affedememesindeki neden affetmenin anlamını tam olarak bilmemelerinden ve kendilerini enayi ya da saf durumuna düşürmekten korkmalarından kaynaklanıyor.  

Halbuki affetmek sanılanın aksine , bir hatayı görmezden gelmek ya da ortadan kaldırmak demek değildir.  Affetmek geçmişte yaşadığımız deneyimleri unutmak anlamına da gelmez, tam tersi yaşanan her badireyi acı da olsa bir ders olarak görmek ve aynı tuzaklara düşmemektir affetmek.

Belki sizlerde rastlamışsınızdır, affedemeyen insanlar daha sık aynı hatayı tekrar etme eğilimi gösterirler. Yaşadıklarını hiç unutamadığı ve acı çektiği halde hep aynı tip insanlarla ilişki kuranlar gibi.. .

Affetmek  bizi üzen kişinin, davranışlarını onaylamak ya da haklı bulmak değildir. Yapılmış olanların kabul edilebilir, doğru ya da önemsiz olduğu anlamına da gelmez. Affetmek başkası için değil tamamen kendimiz için aldığımız bir karardır. Bağışlanan ile yeniden ilişki kurmayı gerektirmez, affetmek olayın ve yapılanın kısıtlayan enerjisinden çıkıp, yüksekten bakmaktır. Kontrol edemeyeceğimiz, geri getiremeyeceğimiz deneyimin acısından sıyrılmaktır.

Kim diyebilir ki hayat ve insanlar (kendimiz de dahil) hep adildir. Ya da kim, kimseyi kırmamış ve kırılmamıştır? Bazı durumlar adalet terazimizi şaşırtabilir, sonucunda incinebiliriz veya incitebiliriz.

Formül ise; Başımıza gelen olayları ve kişileri yalnız kendi penceremizden yargılamamak ve  suçlamamaktır. Başımıza gelenleri kişiselleştirmeden değerlendirmektir. Örneğin, sizi üzen birinin kendince haklı nedenleri olabileceğini, olmasa da insanların hata yapabileceklerini kabul etmektir. Böylece yaşanan olayın etkisi daha az olacaktır. Belki ilk zamanlar öfkenizi sevgiye çevirmek zor gelebilir, fakat kesinlikle anlayışa çevirebilirsiniz. Ayrıca zaman herşeyin ilacıdır, bu bakış açısı ile baktığınız her negatif deneyim, zamanın da yardımı ile hayatınızda yer kaplamayan, sizi engellemeyen bir ders, bir anı olarak kalacaktır.

Sizi öfkelendiren olayları ve kişileri tekrar değerlendirin. Kendinize şunu sorun ve seçiminizi yapın: Geçmişe takılı kalıp kendinizi kısıtlamak mı? Yoksa ana ve geleceğe odaklanarak mutlu olmak mı? Karar sizin…

Bu haftayı bir bağışlama egzersizi ile bitirmek istiyorum, bu egzersizi yaptıktan sonra garip bir rahatlama yaşayacaksınız. Egzersizden sonraki deneyimlerinizi anlatan maillerinizi merakla bekliyorum.  

AFFETME EGZERSİZİ

Affetmek istediğiniz kişiye veya kişilere, onları bağışladığınıza dair bir mektup yazın. Mektubun her cümlesi şöyle başlasın “Seni bağışlıyorum çünkü ………

Örn: Seni bağışlıyorum çünkü aslında beni üzmek istemediğini biliyorum. Seni bağışlıyorum çünkü sen iyi niyetli birisin gibi…

Rahatlayın ve bağışlamak istediğiniz kişinin yüzüne odaklanarak bir süre düşünün.

Her cümle için gerçekten düşünün, o insanın iyi yönlerini, paylaşımlarınızı,sizi neden incitmiş olabileceğini, kendinizi onun yerine koyarak düşünün ve en az bir sayfalık bir mektup yazın.

Bir müddet içinizde her kızgınlık hissettiğinizde mektubu tekrar okuyun. Göreceksiniz çok kısa bir süre sonra içinizde öfkeden eser kalmayacak ve büyük bir rahatlama hissedeceksiniz.

Haftanın sözü: “Bağışlamak kadar kusursuz bir intikam yoktur.” Josh Billings

Haftanın kitabı:  Affetmenin iyileştirici gücü - Dr. Dick Tibbits



Cansu Yağız Tüm Yazıları

canlibomba1 13 Ocak 2013 07:15
affettim gitti bea ;: )
Kapat